Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2895 E. 2026/68 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2895
- Karar No
- 2026/68
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1806 E., 2025/569 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/429 E., 2023/128 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde denkleştirme, aksi halde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; muris ...'nın 5438 sayılı parseldeki ¼ payını davalılardan ...'ya, kalan 3/4 payın 3/10'unu da dava dışı ...'ye devrettiğini, ...'nin anılan payı davalı ...'nın eşi ...'ya temlik ettiğini, daha sonra toplam 73/128 payın dava dışı yükleniciye devredildiğini ve kat irtifakı tesisi ile oluşan 5 numaralı bağımsız bölümün muris, 6 numaralı bağımsız bölümün davalılar ve 8 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına tescil edildiğini, murisin diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak taşınmazdaki bir kısım payını devrettiğini, devrin yapıldığı tarihte davalıların ekonomik gücünün arsa paylarının satın almaya yetecek derecede olmadığını ileri sürerek dava konusu 13 15... parsel sayılı 5, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına miras payı oranında tesciline, mümkün olmaması halinde mirasta iade ve denkleştirmenin yapılması için dava konusu bağımsız bölümlerin terekeye iadesine, bunun da mümkün olmaması halinde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; muris ...'in yaklaşık 17 yıl önce arsasının tamamını değil de bir kısım payını gerçek bir bedel üzerinden davalılara devretmesinin diğer mirasçılardan mal kaçırma anlamına gelmeyeceğini, 5, 6 ve 8 numaralı bölümlerin hiçbir zaman muris adına kayıtlı olmadığını, bu nedenle muvazaaya konu edilecek bir işlem bulunmadığını, davalının eşi ile birlikte 1991'den bu yana muris ve eşi ile aynı konutta birlikte yaşadıklarını, tüm işler ile davalı ...'nin ilgilendiğini, muris ...'in, davalı ...'un malvarlığını tek başına yönettiğini, muvazaa koşulları oluşmadığı gibi tenkis koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; diğer davalı ile aynı savunmada bulunarak satış bedelinin muris tarafından alındığını, devirlerin gizli yapılmadığını, aile içerisinde bilindiğini, bu durumun muvazaalı bir işlem olmadığını, taşınmazın tamamının değil bir kısmının gerçek bedel üzerinden satın alındığını, murisin mal kaçırma amacı bulunmadığını, tenkis koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalıların taşınmazları satın alabilecek ekonomik güçlerinin bulunmadığı, tanıkların davalı ...'un engelli olması nedeniyle devir yapıldığını ifade ettikleri, murisin tek oğlu ve engelli olan davalı ...'a pozitif ayrımcılık yapmaya çalıştığı ancak murisin ömrü boyunca davalı ... ve eşi ile birlikte yaşayarak davalılara ekonomik destek sağladığı, murisin davalı oğlunun daha çok pay almasına yönelik işlem yaptığı, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı ...'un TMK’nın 405. maddesi kapsamında kısıtlanmasına karar verildiği, engel durumunun küçük yaşta geçirdiği havaleden kaynaklandığı, murisin bundan dolayı kendisini sorumlu tuttuğu, yeni bina yapılmadan önce oğlu ve ailesi ile birlikte oturduğu, onlarla yakından ilgilendiği, ...'un maaşını murisin alarak gerekli harcamaları yaptığı, davalı ...'ye babasından mirasen gelen bedeli de murisin aldığı, murisin engelli olan oğlu ve ailesini korumak amacı ile dava konusu taşınmazdaki payının bir bölümünü davalılara temlik ettiği, davacılardan mal kaçırmasını gerektirir herhangi bir probleminin bulunmadığı, terekesinde dava dışı taşınmazların da bulunduğu, temlikin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapılmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun, HMK.'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dava değeri itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığından 17.04.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin kesinlik sınırının altından kaldığından reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Dava tarihi itibariyle her bir davacının miras payına karşılık gelen değeri 266.417,40 TL olup 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi olan 2021 yılı itibariyle 78.630,00 TL kesinlik sınırı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 17.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyizen incelenen asıl karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.