Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4629 E. 2026/3496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4629
Karar No
2026/3496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1858 E., 2025/737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/104 E., 2022/421 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının davalı ...'in kardeşi olduğunu, akrabalığın verdiği güveni kötüye kullanarak kendisinden geniş yetkiler içeren bir vekaletname aldığını, vekil davalı ...'in ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1313, 50, 161, 166, 1166, 250, 798, 843, 388, 893, 964, 965, 966, 967, 457, 458, 487, 490, 493, 494, 498, 1405, 387, 888 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını kardeşi olan diğer davalı ...'e devrettiğini, davacının satıştan haberi olmadığını, devirleri öğrenip dava hazırlığı sürecinde 161 parsel sayılı taşınmazdaki payın muvazaalı olarak davalı ...'e 17.10.2016 tarihinde temlik edildiğini, devirler nedeniyle zarara uğradığını, satış bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde bedel istemiştir.

Davalı ... vekili; ... ilçesi, ... Mahallesi 161 parsel sayılı taşınmazı bedelini ödemek suretiyle ...'ten satın aldığını, davacı ile davalı ... arasındaki husumetten haberdar olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu savunmuştur.

Davalı ... ve ... vekili, davalı ...'in, babasının vefatı üzerine gayrimenkullerin veraset ilamına göre tescilinin yapılması, müteakiben devir, satış ve temliki işlemleri yapmak üzere tüm mirasçılardan vekaletname aldığını, vekaletnamenin usul ve yasaya uygun verildiğini, davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, taşınmazların satışından hisse sahiplerine paralarının ödendiğini, davacıya da payına düşen paranın elden verildiğini, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; tanıkların beyanlarında söz konusu vekaletnamenin genel olarak muristen kalan malların intikali için verildiğinin anlaşıldığı, yine...Bankasının 14.12.2022 tarihli cevabında ... tarafından yatırılan 10.000,00 TL ile ...'nin kredi borcunun ödendiğinin anlaşıldığı, davacının .... Noterliğince tanzim edilen 02.06.2017 tarihli vekaletname ile dava dışı ...'i vekil tayin ettiği, vekaletnamenin geniş yetkiler içerdiği, 13.06.2015 tarih ve 2764 yevmiye numaralı resmi senet ile satışların yapıldığı, 01.04.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda intikal tarihi itibarıyla davacının hissesine düşen miktarın hesaplandığı ve davalıların kardeşleri olan tanıkların bildirdiği rakam ile fahiş bedel farkının olmadığı, davacı tanıklarının olaya birebir tanıklıklarının bulunmadığı, davacının anlattığı kadarıyla bilgi sahibi oldukları, davacı ve davalıların kız kardeşlerinin söz konusu vekaletnamelerin satış karşılığında verildiğini ve herkesin hisse bedelinin ödendiğini belirtmeleri karşılığında, diğerlerinin hisse karşılığını verip davacıya verilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim davacı tarafın davalı tarafın delilleri karşısında iddiasını ispatlayacak nitelikte delil sunamadığı, davalılardan ...'in ödemiş olduğu kredi borcunun davacının oğlu ...'ye ait olması karşısında da davalıların davacının vermiş olduğu vekaletnameyi kötüye kullandıklarına dair dosyada davacı tarafın iddiasını ispatlayacak bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davacının davalı ...'ya verdiği vekaletin amacının taşınmazlara yönelik olduğunun anlaşıldığı, davacının kandırılarak kendisinden vekalet alındığı iddiasını ispatlayamadığı, talimata aykırı davranılmadığı, vekaletin kötüye kullanıldığına ilişkin ispat yükünün davacı da olduğu, davacı tarafından ise vekaletin kötüye kullanıldığını ispatlayamadığı, bilakis vekil kılınan ...'nın davacıdan aldığı talimat ile temlikleri yaptığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. O halde, dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerinin 219.424,93 TL olduğu, dava tarihi itibariyle 25.000,00 TL olan kesinlik sınırı dikkate alındığında anılan değerin temyiz sınırının üzerinde kaldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 14.07.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4629, K. 2026/3496, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4629-e-2026-3496-k-bffcbbb6a7f6