Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6871 E. 2026/331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6871
Karar No
2026/331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/595 E., 2024/761 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -

Dava yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Davacı ... mirasçısı ...; Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.06.2004 tarihli ve 1989/693 Esas, 2004/518 Karar sayılı dosyasında davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, feragatin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın şu an davalılar adına kayıtlı bulunduğunu, kök murislerin tüm mirasçıları davaya dahil edilerek yargılama yürütülmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, bu nedenle tüm mirasçıların iradesini yansıtmayan feragat beyanının hukuka aykırı olduğunu, müşterek murislerin tüm mirasçıları tespit edilip davaya dahil edilmeden usulsüz bir şekilde yargılamaya devam edildiğini ileri sürerek öncelikle feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle yargılamanın iadesini, Mahkeme aksi kanaatte ise feragatın iptaline karar verilmesini ve eski hale getirme hususunda sunduğu talebin değerlendirilmesini istemiştir.

Davalılar, yargılamanın iadesi talebine cevap vermemiştir.

Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 1989/693 Esas, 2004/518 Karar sayılı ek kararıyla; davacının talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebepleri arasında yer almadığı, somut olayda yargılamanın iadesi şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, davacı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Dairece; yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir dava olup talebin yeni bir esasa kaydedilmesi, usulüne uygun duruşma daveti yapılmak suretiyle karara bağlanması gerekirken yazılı şekilde dosya üzerinden ek karar verilmek suretiyle sonuca gidilmesinin doğru görülmediği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebepleri arasında yer almadığı, somut olayda yargılamanın iadesi şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Gerçekten de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi şartlarının sınırlı sayıda sayıldığı, davacının talebinin bu sebepler arasında yer almadığı anlaşılmakla davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374. ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir dava olduğu; Yargıtayın 23.05.1956 tarihli ve 8/9 sayılı içtihatları birleştirme kararında da yargılamanın iadesi talebinin müstakil bir dava olduğu, bu sebeple harca tabi bulunduğu ve mutlaka usulüne uygun duruşma daveti yapılmak suretiyle karara bağlanması gerektiği, evrak üzerinden değerlendirme yapılamayacağının vurgulandığı gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönden bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup davalılar vekilinin temyiz itirazı yerindedir.

Ne var ki, anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına (4) numaralı bent olarak “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6871, K. 2026/331, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6871-e-2026-331-k-64723483e0da