Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/96 E. 2026/814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/96
- Karar No
- 2026/814
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1538 E., 2025/1510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/601 E., 2025/580 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kredi sigortaları alanında faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğunu, sigortalısı olan dava dışı ... Cam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı borçludan faturadan kaynaklanan 3.376.000,00 TL alacağı bulunduğunu, sigortalısının davalı borçlu şirketten olan bu alacağını tahsil edememesi üzerine kredi (ticari alacak) sigortası poliçesi kapsamında sigortalısı dava dışı ...'ye 859.302,17 TL tazminat ödemesi yaparak TTK'nın 1472. maddesi uyarınca ödediği kısım kadar sigortalısının alacağına kanunen halef olunduğunu, davalının konkordato talebi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1125 Esas, 2020/293 Karar sayılı dosyada 16.07.2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, davalı borçlu tarafından konkordato tasdikinden sonra toplam 486.860,44 TL ödeme yapılmışsa da konkordato projesi ve protokol kapsamında yapılması gereken sonraki dönemsel ödeme yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ileri sürerek konkordato tasdik kararının İİK'nın 308/e maddesi uyarınca davacı şirket yönünden kısmen feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin konkordato projesi kapsamında yer almadığını, İİK'nın 308/e maddesi kapsamında konkordatonun kısmen dahi olsa feshini talep edemeyeceğini belirterek öncelikle davanın usulden reddine, ardından esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 15.04.2021 tarihli protokolde davalının, dava dışı ...’ye olan 3.376.000,00-TL alacağının bulunduğu, 859.302,17 TL’lik kısmına davacının halef olduğunun kararlaştırıldığı ve borcun konkordato projesinden farklı olarak yeniden taksitlendirildiği, davalının dava dışı ... Cam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine olan 3.376.000,00 TL borcunu 15.01.2021 tarihinden itibaren 3 ayda bir 168.800,00 TL taksitle ödemesi gerektiği, tasdik kararından sonra alacağın 859.302,17 TL tutarlı kısmının sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından ödenmesi durumunda ise alacaklıya ve alacağa TTK 147/2. maddesi kapsamında kısmen halef olan davacıya dava tarihi olan 23.08.2023 tarihine kadar 3 ayda bir 168.800,00 TL tutarlı taksitlerin ödenmesi gerektiği, taraflar arasında kararlaştırılan taksit sayısı ve tutarının konkordatoya tabi adi borç yönünden geçerli olmadığı, ancak davalının konkordatoya tabi adi borcu 3.376.000,00 TL'nin (ve bu borcun içinde yer alan 859.302,17 TL'lik borcun) tasdik kararında belirtilen taksitler halinde ödemediği, dava tarihine kadar davacının halef olduğu alacaklıya toplam 1.856.800,00 TL ödeme yapılması gerekirken davalının borçlusuna ve borçlunun sigorta poliçesi kapsamında yasal halefi olan davacıya yalnız 486.860,44 TL ödeme yaptığı şeklindeki gerekçe ile davanın kabulü ile konkordatonun davacı yönünden feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın davalı vekiline 18.09.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, iki haftalık sürenin 02.10.2025 tarihinde dolduğu, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını kanunda belirtilen iki haftalık süre geçtikten sonra 03.10.2025 tarihinde istinaf ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf taleplerinin süresinde olduğunu, davanın arabulucuğa tabi olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin konkordato projesi kapsamında yer almaması nedeniyle konkordatonun feshini talep edemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK’nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.