Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6733 E. 2026/2741 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6733
Karar No
2026/2741
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/103 E., 2015/112 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi,... köyü çalışma alanında bulunan 2 12... parsel sayılı 3.685,74 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, zilyetlik süresinin doldurulup doldurulmadığı bilinemediğinden tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.

Davalı Hazine vekili, davada zamanaşımı dolduğunu ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; çekişmeli taşınmazın davacı ...'ın zilyetliğinde olup taşınmazın kadastro tespiti öncesinde davacı tarafından babasından kalma eklemeli zilyetlikle 20 yılı aşkın süre ile davasız ve aralıksız olarak malik sıfatı ile kullanıldığı, babasının vefatından sonra dava konusu taşınmazın davacıya kaldığı, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki sınırlamanın aşılmamış olduğu ve dava konusu yerin açıkca özel mülkiyete konu olan yerlerden olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan 11.10.1960 tarih cilt 15/2 sayfa 84 ve sıra 420 de bulunan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2 12... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ...’ın mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmazın ne şekilde davacıya intikal ettiği üzerinde durulmamış, davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenmemiş, davacının dayanak tapu kaydı tesisinden itibaren tüm intikalleri ile getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazın hududunda dere olmasına rağmen jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazın batı hududunda bulunan dereden sonra 2 10... sayılı mera parseli bulunmasına rağmen taşınmazla ilgili usulünce mera araştırması yapılmamıştır.

Hâl böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle davacının dayanağı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile (revizyon durumunu gösterir, birbirini takip edecek, denetlenecek ve tamamının okunaklı olmasına dikkat edilecek şekilde) getirtilerek dosyasına konulmalı, dava konusu taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanakları dosya arasına alınmalı, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılmalı ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmalı, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, jeolog bilirkişi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı, hibe, taksim veya paylaşmaya konu olup olmadığı davacıya ne şekilde intikal ettiği, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, davacının dayanağı tapu kaydı mahalli bilirkişiler aracılığı ile zemine uygulanarak kapsamları belirlenmeli; keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, mera vasfında olup olmadığını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını, komşu taşınmazlarla arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini bildiren, taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle komşu mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine dosya arasına alınacak ve dosyada bulunan hava fotoğraflarından taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanıma ara verilip verilmediğini, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, mera vasfında olup olmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı; fen bilirkişisinden keşif ve tapu kayıt uygulamasını izleyip denetlemeye olanak verir ayrıntılı rapor ve kroki istenmeli; jeolog bilirkişisinden dava konusu taşınmazın sınırında dere olduğu göz önünde bulundurularak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davacı ile murisi adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, açıklanan hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6733, K. 2026/2741, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6733-e-2026-2741-k-04f464f2f52d