Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6498 E. 2026/174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6498
- Karar No
- 2026/174
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/894 E., 2022/1712 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmaz 1975 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tespit harici bırakılmıştır.
Davacı; dava konusu taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece zilyetlikle kazanım koşulları davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsis çalışması yapılıp yapılmadığı araştırılarak varsa mera tahsis kayıtları, belgeleri ve mera tahsis haritası ile dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş streoskopik hava fotoğrafları ve temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alınmalı, bundan sonra mahallinde dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ... mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından, ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.
Mahkeme hakiminin taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kayıt kapsamlarını gösterir krokili rapor aldırılmalıdır.
... mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak dava konusu taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunun ne olduğunu belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya edilmişse ihyanın tamamlandığı tarihi açıklar şekilde rapor düzenlettirilmelidir.
3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile onların mirasbırakanları ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip dava konusu taşınmazın davacıların babasından kaldığı bildirildiğinden teereke de bir kişi olarak kabul edilerek Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip temyize konu olmayıp kesinleşen hususların usuli kazanılmış hak oluşturacağı da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de davada kök muris ... mirasçılarından davacı ... ve ... dışındaki mirasçıların taraf olmadığı, açılan davaya müdahalede bulunmadıkları, taşınmazın davacılar adına tesciline muvafakat ettikleri halde anılan mirasçıların davacı olarak davaya dahil edilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerden ötürü kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.