Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5391 E. 2026/408 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5391
Karar No
2026/408
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1619 E., 2024/1712 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, 1958 yılında yapılan tapulama çalışmasında tespit harici bırakılmıştır. Davacı; ... ili, ... ilçesi .../... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, araştırmaya yönelik kaldırma kararından sonra davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece zilyetlikle kazanım koşulları davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Dosya arasında yer alan jeodezi raporunda 19 50... yıllarına ait hava fotoğrafları incelenerek taşınmazın açık alanda kaldığına değinilmekle yetinildiği, hava fotoğraflarının bu konuda uzman olmayan ... bilirkişileri tarafından değerlendirildiği, davacı adına senetsiz araştırmasının usulüne uygun şekilde yapılmadığı, ayrıca dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklardan zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını denetlemeye elverir şekilde somut ve maddi olaylara dayalı yeterli beyan alınmadığı, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanları ile yetinildiği gibi alınan beyanların dosya arasına getirtilecek komşu parsellere ait tutanaklar ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmediği, bu anlamda arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi vasfıyla zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeden hüküm kurulması cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş streoskopik hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları ... Genel Müdürlüğünden getirtilip mahallinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ikamet eden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ... mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar - ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının getirtilerek dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir. Mahkeme hakiminin taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kayıt kapsamlarını gösterir krokili rapor istenmelidir. ... mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak dava konusu taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunun ne olduğunu belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş panoromik renkli fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın kadastro krokisi ile hava fotoğraflarının ölçeklerini eşitlemek suretiyle hava fotoğrafları üzerinde sınırlarını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya edilmişse ihyanın tamamlandığı tarihi açıklar şekilde rapor düzenlettirilmelidir.

Diğer taraftan; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile onların mirasbırakanları ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip temyize konu olmayıp kesinleşen hususların usuli kazanılmış hak oluşturacağı da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5391, K. 2026/408, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5391-e-2026-408-k-8aa752b68207