Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6438 E. 2026/4439 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6438
Karar No
2026/4439
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2086 E., 2025/1996 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2023/231 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının annesi ...'ın kardeşi olan davalı ...'ın muris ...'ü taşınmazlarını devretmesi için yönlendirip inandırdığını, murisin ölümünden sonra oğlunun borcundan dolayı taşınmazların elinden alınacağı, ancak kendi adına tescil edildiğinde oğlunu koruyacağını söyleyerek taşınmazların bedelsiz olarak devrini sağladığını, dava konusu taşınmazların muris tarafından davalıya satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, murisin başka bir taşınmazını da oğlu ... ve çocuklarına devrettiğini, yaptığı tasarrufların davacı kızından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, taşınmazlarını satma ihtiyacı bulunmadığını, danışıklı işlemlere ikna edildiğini, davalının alım gücü bulunmadığını ileri sürerek dava konusu 147 15... ve 25... ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına miras payları oranında tesciline, olmadığı takdirde 1/2 miras payı oranında taşınmaz bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusu satış işleminin dava tarihinden 15 yıl öncesine ait olup tapuda usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, iddiaların birbiriyle çeliştiğini, hayatın olağan akışına uymadığını, muris ...'ın eşinin vefat etmesiyle o dönem ekonomik sıkıntı yaşamaya başladığını, borçları kapatamayınca taşınmazını satma kararı aldığını, davalının da aynı yerde taşınmazı olması ve orada yaşaması sebebiyle satış kararını duyunca satın almak istediğini, taşınmazı rayiç bedeli üzerinden aldığını, davacının muris annesi ile küs olup çok uzun süredir görüşmediğini, bu sebeple annesinin mevcut borçlarını ve ekonomik durumunu bilebilecek durumda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında davalının ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilince istinaf dilekçesinde temlikin ikrah nedeniyle de gerçekleştiği ileri sürülmüş ise de, anılan iddianın İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmediğinden incelenemeyeceği, iddiaların sübut bulmadığı, murisin mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir bir nedenin varlığı ortaya konulup kanıtlanamadığı, temlikin mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle; ön inceleme duruşmasında "Davanın muris muvazasına dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu görüldü." denilmek suretiyle davada muris muvazaası hukuki nedenine dayanıldığına ilişkin hukuki nitelendirme yapıldığı, 6100 sayılı HMK’nın 140/3. hükmü gereğince tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüleceği, uyuşmazlığın da anılan hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği, muris muvazaası iddiasının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6438, K. 2026/4439, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6438-e-2026-4439-k-2ed5e5ef5bc2