Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6410 E. 2026/26 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6410
- Karar No
- 2026/26
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1452 E., 2024/138 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/289 E., 2022/58 K.
Dava; hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
Davacı; istemediği bir kişiyle kaçarak evlenen kızının eve dönmesini sağlamak için ... olarak kendisini tanıtan davalıya gittiğini, davalının kızının evine dönmesi, kendisi ve ailesinin kötülüklerden korunması için yardımda bulunduğunu belirterek kendisinden altın ve para talep ettiğini, davalının bu taleplerini yerine getirdiğini, davalının hilesi ve dini kullanarak kendisini korkutması nedeniyle maliki olduğu 93 parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazı 160.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelinin satıştan önce Tapu Müdürlüğünde davacıya elden ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davalının davacının dini inanç ve duygularını kullanıp, davacıyı korkutarak hileli davranışlarla dava konusu taşınmazın adına tescilini sağladığı, anılan eylemden dolayı Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/244 Esas, 2021/1 Karar sayılı kararı ile davalının ceza aldığı, hükmün istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafça iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmiş, Dairenin 28.04.2025 tarihli kararı ile; davalı ...’in cezaevinde hükümlü olduğu anlaşıldığından, davalının cezasının infazının devam edip etmediği, TMK'nın ilgili maddeleri gereğince kendisine vasi atanıp atanmadığının merciinden araştırılması, alınacak yazı cevabının evrakına eklenmesi, davalı ...'e vasi atandığının tespit edilmesi halinde ise davalı ... vekili olarak görev yapan Avukat ...'ın vasi tarafından vekil olarak tayin edildiğini gösterir vekaletnamenin ibrazının sağlanması, aksi halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının vasiye tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi gerektiği, ayrıca davalının adli yardım talebinin reddedildiği, bu nedenle davalı tarafça gerekli temyiz harçlarının yatırılması gerektiği belirtilerek dosya Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 22.09.2025 tarihli ek karar ile, Dairenin 28.04.2025 tarihli geri çevrilme kararında belirtilen hususlara ilişkin muhtıranın davalı vekili ...’a 29.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı vekili ... tarafından muhtıraya cevap verilmediği ve vasi tarafından verilen herhangi bir vekaletname sunulmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı 15.02.2024 tarihinde Avukat ... tarafından temyiz edilmiş ise de dosya kapsamında davalının halen ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu ve Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/357 Esas, 2023/598 sayılı kararıyla kendisine vasi atandığı, TMK'nın 9. 14. 15 ve devamı maddeleri uyarınca kısıtlının kanun yollarına başvurma ehliyetinin yasal temsilcisine ait olduğu, dosyada temyiz başvurusunda bulunan Avukat ...'ın davalı ... vasisi tarafından verilmiş ve dosyaya sunulan herhangi bir vekaletnamesi bulunmadığı, bu durumda geçerli vekalet ilişkisine dayanmayan kişi tarafından yapılan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Avukat ... tarafından yapılan temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2025 tarihli ek kararı Avukat ... ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım isteği ile temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davalı taraf ile Avukat ... arasında geçerli bir vekalet ilişkisi bulunmadığı gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince 22.09.2025 tarihli ek karara yönelik temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli asıl kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden kararın, 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi kabul edildiğinden; başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 27.514,85 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.