Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6358 E. 2026/4210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6358
Karar No
2026/4210
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/182 E., 2025/2372 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/830 E., 2023/556 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, mirabırakanları ...'ın 31.03.2006 tarihinde öldüğünü, murisin adına kayıtlı 58... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 17 nolu ve 20 nolu bağımsız bölümlerini 30.01.1989 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi ile davalı kızına temlik ettiğini, daha sonra taşınmazların dava dışı kişilere devredildiğini, muris tarafından yapılan temlik işleminin gerçekte bağış niteliğinde davacıdan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, muris ile davalının ölünceye kadar birlikte yaşadıklarını, sözleşme dışında kalan muris adına kayıtlı Ankara, ... Mahallesi, ... Sokak 27/5 ve 27/7 adresinde bulunan iki daire ile ... ... Caddesinde bulunan bir dairenin de satıldığını, elde edilen satış bedellerinin davalıya verildiğini, davalının bu bedeller ile ...'de daire ile Bodrum-...'da villa maliki olduğunu, murisin taşınmazların satışını gerektirir bir sebebi olmadığını ileri sürerek miras payına düşen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; muris annesinin kendisine ölünceye kadar bakma vaadi karşılığı temlik ettiği herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, davada konu edilen ..., ... Mahallesi 58... parsel 17... nolu murisine ait iki dairenin bulunduğu apartmanda davalıya ait iki daire, babalarına ait iki daire ve davacının babası adına bulunan iki dairenin arsa karşılığı müteahhitten alındığını, davalıya ait iki dairenin de satılarak kendi imkanlarıyla değerlendirildiğini, Ankara, ... Mahallesi, ... Sokak 27/5 ve 27/7 adresindeki evlerin babadan miras kaldığını, davalının da miras kalan ... nolu dairenin sahibi olduğunu, davalının bu daireyi de ... bağışladığını, murisin bu daireyi sattığı tarihin çok eski olduğunu ve bedelini de kendileri alıp değerlendirdiklerini, Bodrum, ...’ta bulunan ...,... Kooperatifi aracılığı ile yıllarca ödediği aidat karşılığı edindiğini, davalı ile annesi arasında tapuda düzenlenen bakma vaadi karşılığı temlik sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, taşınmazların da birkaç yıl içinde muris tarafından satıldığını, murisin 91 yaşında vefat ettiğini, bu yaşa kadar annesine en iyi şartlarla bakıp gözettiğini ve ölünceye kadar birlikte yaşadıklarını, murisin davacının babasının vefatından sonra davacıya sürekli olarak eğitim yardımında bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı tarafından dava konusu taşınmazların muris muvazaasına dayalı olarak davalıya devredildiğinden bahisle miras payı oranında alacak davası açılmış ise de; tarafların miras bırakanı 01.07.1915 doğumlu ...'ın 31.03.2016 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak davacı ... ile davalı ...'ın kaldığı, miras bırakanın temlik tarihi olan 30.01.1989 tarihinde 73 yaşında olduğu, murisle davalı tarafın ilgilendiği ve uzun yıllar birlikte yaşadıkları, murisin tüm ihtiyaçlarını davalının karşıladığı, murise önceden beri davalının baktığı, dava konusu taşınmazların murise bakması sebebiyle muris tarafından davalıya devredildiği, murisin 100 yaşında vefat ettiği, ölünceye kadar bakma akitlerinin ivazlı akitlerden olup davalının bakım borcunu yerine getirdiği, satış bedelinin illa para olmasının gerekmediği, murisin iradesinin mümkün olduğunca korunması gerektiği, miras bırakanın dava konusu taşınmazları temlikinde gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmayıp, taşınmazları kendisi ile ilgilenip, bakımını yapan kızına duyduğu minnet duyguları sonucu devrettiği, dinlenen tanık beyanlarının da mirasbırakanın davalı tarafından bakıldığına dair iddiaları ispatlar nitelikte olduğu ve ölünceye kadar bakma akdinin bu şekli ile ayakta olduğu anlaşıldığından temlikin gerçek bakım karşılığı olduğu sonucuna varıldığı, diğer taraftan, akitte gösterilen bedel ile gerçek bedel arasındaki farkın da tek başına muvazaanın kanıtı sayılamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ... ...'ın, 31.03.2006 tarihinde öldüğü, geriye davalı kızı ile kendisinden önce ölen oğlu ...'den olma davacı torununun mirasçı kaldıkları, oğlu ...'in 29.12.1989 tarihinde ölümünden yaklaşık 1 ay kadar sonra murisin, 30.01.1989 tarihli ölünceye kadar bakım akdi ile dava konusu ..., ... Mahallesi 58... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 17... nolu bağımsız bölümleri davalıya devrettiği, davalının da bu taşınmazları 18.03.19 93... .04.1994 tarihlerinde dava dışı 3. kişilere temlik ettiği, davalı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshedildiğini ve taşınmazların muris tarafından satıldığını savunmuş ise de dosyada mevcut tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazların ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya temlik edildiğinin ve davalı tarafından dava dışı kişilere devredildiğinin sabit olduğu, murisin ölümü tarihinde temlik harici başka taşınmazının kalmadığı, Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerleri toplamından davacının payına düşen miktarın 523.668,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacının 20.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile ek dava açma hakkını saklı tutarak 50.000,00 TL talep ettiği, davacı tanıklarının "davacının babası olan ...'in muris annesine ve davalı kardeşine küs olarak öldüğüne" dair beyanda bulundukları, murisin ölünceye kadar bakım akdi kapsamında dava konusu taşınmazları davalıya temlik etmesiyle makul oranın aşıldığı, murisin ölümü tarihinde başkaca malvarlığının bulunmadığı, ölünceye kadar bakım akdiyle gerçekleştirilen temlikte gerçek amacın bakımını temin etmekten ziyade davalı lehine tasarrufta bulunmak olduğu, davadaki iddiaların HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddesi kapsamında kanıtlandığı,murisin dava konusu taşınmazları temlikinin, davalıyı yararlandırma ve 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davacının muris muvazaasına yönelik iddiasının sabit olduğu dikkate alınarak taleple bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.561,62 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6358, K. 2026/4210, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6358-e-2026-4210-k-fc90493d3e48