Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6346 E. 2026/4212 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6346
- Karar No
- 2026/4212
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1689 E., 2025/2055 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/397 E., 2023/148 K.
Dava, ikrah (korkutma-tehdit) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını; davaya konu Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, 16 90... nolu parselin babaları adına kayıtlı iken vefatı üzerine mirasçılarına intikal ettiğini; davalının müvekkilinin iradesini fesada uğratması, müvekkilini, annesini ve çocuğunu öldürmekle tehdit etmesi sonucunda müvekkilinin, taşınmazdaki miras payını davalıya temlik ettiğini, temlik bedeli gerçeği yansıtmadığı gibi müvekkiline ödenen bir bedel de olmadığını ve görüntülerin mevcut olduğunu, müvekkilinin İsviçre'de ikamet ettiğini, İstanbul'a geldiği esnada davalı tarafından alıkonulduğunu, hatta pasaportuna el konulduğunu, geri dönüş için planlamış olduğu 22.10.2015 tarihinde İsviçre'ye dönemediğini, davalı hakkında tehdit ve alıkoyma suçlarından şikayette bulunduklarını, davanın İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1157 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının müvekkili tarafından temlik edilen pay oranında iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talebin mümkün görülmemesi halinde payın dava tarihindeki değerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf süresinde davaya cevap vermemiş olup davalı vekili duruşmadaki beyanında, davanın satışın üzerinden bir yıl geçtikten sonra açıldığını, resmi senedin aksinin aynı kuvvette bir delille ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; açılan davanın TBK'nın 37. maddesi gereği, iradenin tehdit ile sakatlandığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinden ibaret olduğu, davacı ve davalının kardeş oldukları, dava konusu parselin müşterek muris baba...'den kaldığının ihtilafsız olduğu, davacının yurt dışında yaşadığı, davalının dava konusu yerin kendisine verilmesini mirasçılardan istediği, ancak davacının payını devretmek istemediği, bu nedenle aralarında tartışma çıktığı, taraflar arasındaki ceza dosyası kapsamına göre davalının kardeşi olan davacıya "ya imza vereceksiniz ya annenize bakacaksınız ya da sizi öldüreceğim" dediği, davacıyı dövdüğü, sinkaflı sözler sarfettiği, ölümle tehdit ettiğinin belirlendiği ve davalının davacıya yönelik hakaret, yaralama, ölümle tehdit suçlarından cezalandırıldığı, Mahkemece dinlenen tarafların kardeşi davacı tanığı ...'nin yeminli beyanında da davalının, davacıyı o dönemde ölümle tehdit ettiğini tekrarladığı, bu itibarla tehdit olgusunun gerçekleştiği hususunda tam bir vicdani kanaat hasıl olduğu ve davacının taşınmazdaki hissesini devretme iradesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; incelenen Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 5.797,45 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.