Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6285 E. 2026/118 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6285
- Karar No
- 2026/118
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1400 E., 2025/1807 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların ... ve ... kızı 1934 doğumlu ...'ın mirasçıları olduğunu, ... ili, ... ilçesi, ... kasabası 1998 parsel sayılı taşınmazda 1/2 payın maliki olarak görünen ... kızı ...'nın davacıların annesi ... olduğunu, Tapu Müdürlüğünün ... kasabasında bulunan ... isimli kişilere tebligat çıkardığını, tebligat çıkardığı kişilerden davalı ...'nın mülkiyet iddiasında bulunduğunu, taşınmazdaki diğer malikin ... oğlu ...olduğunu, bu kişinin de adının ... ... olarak düzeltilmesi için başvuruda bulunulduğunu, ... ... ile davacıların murisi ...'ın kardeş olduğunu ve bu taşınmazın anneleri ...'den kaldığını ileri sürerek davalı adına tapu kaydının iptali ile davacıların murisi adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu 1969 tarihinde kadastro tespiti kesinleştirilerek tapuya tescil edildiği, eldeki davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların Tapu Müdürlüğüne başvurarak kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talebinde bulunduklarına dair bir bilginin dosya kapsamında bulunmadığını, davacıların tapu kaydında düzeltim davasını açmaları mümkünken eldeki davanın açılmasında hukuki yararı olmadığını belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile kamu düzenine ilişkin nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle davanın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğu, mülkiyet değişikliğine neden olacak tapu iptali ve tescil istekli davaların kural olarak kayıt malikine ya da maliklerine karşı açılması gerektiği açıktır. Aksi bir durum kayıt malikinin taraf olmadığı bir davada kendisinin taşınmaz mülkiyetini yitirmesi sonucunu doğurur ki, bu da hem Anayasa'nın 35. maddesine, hem de TMK’nın 683 ve devamı maddelerinde düzenlenen mülkiyet hakkına aykırı düşer. Bunun yanında, HMK’nın temel ilkesi olan davada karar altına alınacak hakkın ilgilisinin, davacı ve davalı sıfatı ile yer alması ilkesi zedelenmiş olur. Bu tür davaların Tapu Müdürlüğü aleyhine açılıp görülmesi mümkün değildir.
Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... kasabası 1998 parsel sayılı taşınmazın ... kızı ... ...'ın zilyetliğinde iken ...'nin 1958 yılında ölümü ile evlatları ..., ... ..., ... ... ve ...'yı terk ettiği, 1962 yılında mirasçıların arasında yaptığı taksimle taşınmazın ... ve ... ...'a isabet ettiği belirtilmek suretiyle 1/2'şer paylarla ... çocukları ... ve ...adına 06.08.1969 tarihinde tapulama çalışmaları sonucu tescil edildiği; taşınmazdaki ...isminin ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/972 Esas, 2025/324 Karar sayılı kararıyla ... ... olarak düzeltildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacıların tapu kaydının düzeltilmesi için Tapu Müdürlüğüne başvuru yaptığı, Tapu Müdürlüğünün aynı isimdeki kişilere tebligatta bulunduğu, davalının ise mülkiyet iddiasında bulunması nedeniyle davanın davalı ...'ya karşı açıldığı anlaşılmış olup kayıt maliki olduğunu iddia eden kişiye karşı davanın açılmasında bir isabetsizlik yoktur.
Hâl böyle olunca; eldeki davanın, hak iddiasında bulunan davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası olarak görülmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davacıların Tapu Müdürlüğüne yöneltilmiş tapu kaydında düzeltim davası açmaları gerektiği yönündeki kararı doğru değildir.
Davacılar vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.