Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6234 E. 2026/4651 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6234
Karar No
2026/4651
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/41 E., 2025/1787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2024/335 K.

Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; müvekkillerin murisinin 12.02.2015 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde kain, 6 50... ve 99 parsellerdeki hissesini davalı ... kızı ...’a 50.000,00 TL bedel karşılığı satmak hususunda anlaştığını ve 5.000,00 TL’yi peşin olarak aldığını, ancak bakiye satış bedelini tahsil edemeden vefat ettiğini, davalının murisin vefatından sonra ödeme yapmaya yanaşmadığını, bedelin ödenmemesi nedeniyle gerçek malik ve hak sahiplerinin halihazırda davacılar olup tapudaki tescil işleminin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ve iptali gerektiğini, bu nedenle dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Karanlıkoğlu mevkiinde kain, 6 50... ve 99 parsellerdeki hisse satış işlemine ilişkin bedelin ödenmemesi nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline, bu taleplerinin kabul edilmemesi hâlinde bakiye borç miktarı olan 45.000.00 TL'nin hisseye düşen meblağın denkleştirme hesabının yapılarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava değeri üzerinden harcın tamamlaması gerektiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olup satışın gerçek olduğunu ve yolsuz tescil bulunmadığını, ... kızı ... ile ... kızı ... arasındaki hisse satışının her iki tarafın oğulları olan ... ve ...'un tanıklıkları ve iştiraki ile Tapu Dairesinde resmi senetle düzenlenerek gerçekleştirildiğini, davacıların resmi belgenin aksini yazılı delille kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile; 27.01.2010 tarihli satış akit tablosu incelendiğinde davacıların murisi ... kızı ...'un davalı Mahmut Kızı ...'a dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Karanlıkoğlu mevkii 6 50... ve 99 parsellerdeki hisselerini 1.000,00 TL ve 5.000,00 TL bedelle ayrı ayrı satarak mülkiyetini devrettiği, bu satışa ... ve ...'un hazirun olarak bulunduğu ve tutanağı imzaladığının görüldüğü, davacıların murisinin satım konusunda iradesinin fesada uğratılmadığının anlaşıldığı, satım amacıyla davalı ile sözleşme akdedildiği, bu sebeple tapu iptal tescile yönelik davasının reddine karar vermek gerektiği, terditli alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise dava tarafça cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, davacıların murisi ve davalı arasında satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak hakkının zamanaşımı süresinin alacağın doğduğu andan itibaren 6098 sayılı Türk Borlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146. maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu madde 125) hükmü gereğince on yıl olduğu, satış sözleşmesinin yapıldığı 27.07.2010 tarihi ile dava tarihi olan 10.02.2023 tarihi arasında zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşıldığından terditli alacak talebinin de reddi gerektiği gerekçeleriyle her iki talep yönünden de davanın reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; dosya içeriği ile toplanan delillerden; davacıların kök murisi ...'un dava konusu Trabzon ili, Arsin ilçesi, Konak Mahallesi, Karanlıkoğlu mevkii 6 50... ve 99 parsellerdeki hissesini 27.01.2010 tarihinde ... kızı ...'a sattığının anlaşıldığı, somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisinin Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 6 50... ve 99 parsellerdeki hissesini davalıya 50.000,00 TL karşılığında sattığını, davalının peşinat olarak 5.000,00 TL ödediğini, kalan 45.000,00 TL'yi ise tüm dosya kapsamından, davacıların murisinin taşınmazı satma iradesinin olduğu, ihtilafın bedelden kaynaklandığının anlaşıldığı, bu durumda, davadaki hukuki sebebin hile olmayıp satışı yapılan taşınmazın davacıya ödenmesi gereken satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı, öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 246. maddesinde taşınır satışına dair hükümlerin kıyas yolu ile taşınmaz satışlarında da uygulanacağı öngörülmüş olup 235. maddesi hükmü gereğince bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt konulabileceğinin düzenlendiği, böylesi bir olgu tapunun iptali ile eski malike intikaline olanak sağlar ise de koşulsuz olarak bedelin sonradan ödenmesi taraflarca kararlaştırılmış ise satıcının hakkı bedel olup ödenmemesi halinde yasal yollara müracaat ederek tahsili sağlanabileceğinden ödememe halinin tapu iptali ve tescilin hukuki nedenini teşkil etmediği, tüm bu hususlar gözetildiğinde satış işleminin tarafların iradelerine uygun olarak gerçekleştirildiği, iradeyi bozan bir nedenin bulunmadığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı, uyuşmazlığın bedelden kaynaklandığı sonucuna varılmakta olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile tapu iptali - tescil talebinin reddine yönelik gerekçenin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilmesine, terditli alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise dava dilekçesinin davalıya 25.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05.04.2023 tarihinde süresi içerisinde cevap dilekçesi sunduğu, cevap dilekçesi içeriğinde de zamanaşımı def'inde bulunduğu, satış sözleşmesi tarihi ile dava tarihi arasında on yıllık zamaaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla ret kararının yerinde olduğu belirtilerek davanın reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6234, K. 2026/4651, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6234-e-2026-4651-k-c0b22c347431