Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6163 E. 2026/4654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6163
Karar No
2026/4654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/89 E., 2025/1687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/172 E., 2024/600 K.

Asıl dava ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak tapu iptal ve tescil istemine, ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili; tarafların kardeş olduklarını, ortak muris babalarının 03.10.2020 tarihinde vefatı ile müvekkili davacı, davalı, dava dışı diğer kardeşler ile annelerinin kaldığını, Almanya'da ikamet eden, maddi durumu iyi olan murisin Kayseri'de üzerinde birden fazla gayrimenkule sahip olduğunu, Almanya'dan emekli olup orada edindiği malvarlığı bulunduğunu, hatta Almanya'daki mallarını davalı ...'e devrettiği için yurt dışında da yargılaması devam eden davalar bulunduğunu, mali durumu iyi olan ve taşınmaz satmaya gereksinimi olmayan murisin yaşlılığından da istifade olunarak 03.08.2016 tarihinde maliki olduğu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2524 ada, 2 parsel sayılı, 3 katlı kargir bina ve arsa vasfındaki taşınmazını satış göstermek suretiyle davalıya temlik ettiğini, görünürdeki satış işleminin muvazaalı olup asıl amacın taşınmazın davalıya bedelsiz devredilmesi ve davacıların miras hakkından mahrum bırakılması olduğunu beyanla muvazaalı satış işlemine dayalı tapu kaydının iptali ile taşınmazın miras payı oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, 2016 yılında yapılan devir sırasında davacının da hazır bulunduğunu ve satışa itiraz etmediğini, zira murisin sağlığında, tüm çocuklarına elinden gelenin fazlasını yapıp yardımcı olarak uygun gördüğü şekilde

menkul ve gayrimenkul bağışında bulunduğunu, murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinden söz edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı uyarınca 22.05.2024 tarihli celsede davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda beyanda bulunmak ve yemin deliline dayanması halinde yemin metnini sunmak üzere bir aylık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekili beyan dilekçesi sunulmadığı, asıl ve birleşen dosyalarda davacıların, dava konusu taşınmaz olan Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2524 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından davalıya satış gösterilmek suretiyle üzerine geçirildiği, murisin öldüğünde 85 yaşında olduğu ve ölmeden önce çocuklarından mal kaçırmak maksadıyla ve yaşlılığının da verdiği kolaylıkla davalı tarafın baskısı ve telkinleri altında bu taşınmazın davalıya devredildiği, tapuda her ne kadar satış olarak gösterilmiş ise de bağış niteliğinde olduğu, bu nedenle muris ile davalının muvazaalı işlem yaptığı iddialarıyla ve taşınmazın miras payı oranında davacılar adına tescili talebinde bulunulduğu, ancak temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmadığı kanaatine ulaşıldığı her ne kadar yemin deliline dayanılmış ise de verilen kesin süre içerisinde yemin teklifinde bulunulmadığı, bu itibarla davacıların davalarını ispatlayamadıkları gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve ve birleştirilen dava davacıları vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen dosya yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek asıl ve birleştirilen dava davacıları vekillerince yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleştirilen dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davaların davacılarından ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6163, K. 2026/4654, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6163-e-2026-4654-k-eb9d6b31cb2f