Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6142 E. 2026/4653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6142
Karar No
2026/4653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/531 E., 2025/1531 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/203 E., 2025/7 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, davalının herhangi bir yerde çalışmayıp geliri olmadığını, davalıya ömür boyu bakan murisin, kıymetli taşınmazlarının tamamını danışıklı şekilde karşılıksız biçimde ve muvazaalı olarak davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini, bu bağlamda çok kıymetli ev yeri ve fındık tarlası vasfındaki taşınmazları olan Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... Köyü 1 33... ve 63 parsel 1 75... | parsel; 1 62... ve 29 parsel; 1 71... , 89... pasel; 1 52... parsel; 1 76... ve 35 parsel; 1 81... parsel; 1 70... parsel; 1 91... parsel sayılı taşınmazların tamamını davalıya devrederek davacı müvekkiline bıraktığı taşınmazların ise değersiz olduğunu beyanla davalı adına olan tapu kayıtlarının muvazaalı temlik nedeniyle iptal olunarak miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacı iddialarının doğru olmayıp murisin sağlığında taşınmazları çocukları arasında paylaştırdığını, davacının da bu paylaştırmaya itiraz etmeyip kendisine verilen yerlere ilişkin olarak tapularını aldığını, iddia ettiği gibi paylaştırma sırasında hak dengesinin gözetilmediği yönünde itirazı olsaydı kendisine verilen bu taşınmazları da almaması gerektiğini, davalı müvekkilinin çiftçi olup tarım sigortasından emekli olduğunu, hem hayvancılıkla uğraşmakta olup hem de tarım yaparak fındık ektiğini ve buradan gelir elde ettiğini, köyünden hiç ayrılmayan müvekkilinin anne ve babasının bakımı ile de ilgilendiğini, hatta muris 2000 yılında felç geçirdiğinde onunla sadece müvekkilinin ilgilendiğini davacının iddialarının kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespiti ile davalı adına tapu kaydının oluşmasından ötürü muris muvazaasına konu olabilecek tapulu taşınmazların bulunmaması, murisin iradesini gizleyecek ortada gizli işlemin de olmaması nedeniyle muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bu dosyada uygulanamayacağı ve taşınmazlara ilişkin davacı tarafın muris muvazaası iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmakla, söz konusu taşınmazların muris muvazaası nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescili istemi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, tenkis talebine ilişkin yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmazların kadastro tespiti ile davalı adına yazılmış olduğu, murisin kalan taşınmazlarını da davacıya vermiş olması ve kadastro tespitinde davacı adına yazılan dava dışı taşınmazlar, tarafların, murisin dava konusu ve dava dışı taşınmazları taraflar arasında paylaştırdığına ilişkin beyanlar doğrultusunda dava konusu taşınmazların tenkise tabi olacağı, davacı tarafın saklı payının ihlal edilip edilmediği edildi ise sabit tenkis oranının tespiti için bilirkişiden rapor alındığı, hukuki mütalaa içeren raporlara itibar edilmeyip tarafa vekillerinin de itirazları gözetilerek yeniden aldırılan ve hükme esas alınması yönünden denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda tenkis hesabı yapılarak yapılan hesaplama sonucu davacı tarafın saklı payına tecavüz olmadığının mütalaa edilmesi karşısında tapu iptali ve tescil ve tenkis taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyasının istinaf kanun yolu incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapıldığı, bu kapsamda davacı vekilinin istinaf dilekçesi incelendiğinde, hükmü sadece asıl talep olan tapu iptali ve tescil yönünden istinaf ettiği, terditli talep yönünden herhangi bir istinaf nedeni ileri sürmediği, dolayısıyla, terditli talep yönünden kamu düzeni ile ilgili bir aykırılık tespit edilmediğinden, istinaf incelemesinin yalnızca ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak gerçekleştirildiği, dosyanın incelenmesinde; söz konusu taşınmazlar kadastro tespitinden önce tapusuz ve taşınır hükmünde olup mirasbırakan tarafından davalıya devredilen tapulu bir taşınmaz söz konusu olmadığından, muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bu davada uygulanamayacağı dikkate alınarak yazılı gerekçeyle asıl talep olan muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6142, K. 2026/4653, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6142-e-2026-4653-k-3125bd21290f