Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5836 E. 2026/6244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5836
Karar No
2026/6244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1364 E., 2025/1140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/484 E., 2019/296 K.

Dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.

Davacı Hazine vekili; ...Mahallesinde bulunan dava konusu 5 ada 53 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine, bu alanda bina vb. herhangi bir yapı bulunması halinde kal'ine karar verilmesini istemiştir.

Davalı; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın evveliyatında hükmen tapuya tescil edildiği, Hazinenin de taraf olduğu Abana Kadastro Mahkemesinin 1995/6 Esas, 1995/6 Karar sayılı dava dosyasında verilen ve kesinleşen hükmün Hazineyi bağlayacağı, davalı anılan dosyada taraf değilse de halefiyet sebebi ile eldeki davada taraf, konu ve sebebin aynı olduğu, kesin hüküm şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Abana Kadastro Mahkemesinin 1995/6 Esas, 1995/6 Karar sayılı davacı ... tarafından açılan tespite itiraz davasında, dava konusu ve hukuki sebebin aynı olduğu, taşınmazın kıyı-kenar içerisinde kaldığı ileri sürülen bölümlerinin belirlendiği ve belirlenen bu bölümlerin tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verildiği, kararın kesinleştiği, eldeki davada davalı, Kadastro Mahkemesinde davalı olan Abana Belediye Başkanlığından taşınmazı satın alan malikten aynı biçimde devralan yeni malik olup halefiyet kuralı uyarınca bağlayıcı olduğu, anılan mahkeme hükmünün her iki taraf yönünden de kesin hüküm teşkil ettiği, davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5836, K. 2026/6244, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5836-e-2026-6244-k-201cab384546