Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4883 E. 2026/181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4883
- Karar No
- 2026/181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/871 E., 2025/940 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1.327, 43... 'lik 2 29... numaralı taşınmaz ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş tespit 17.10.2011 tarihinde kesinleşmiş ve tapu oluşmuştur. Tescil harici bölüm ise kadastro sırasında yol olarak bırakılmıştır.
Davacı ...; asıl ve birleştirilen davada, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tescili ile 2 29... parsel sayıl taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Asıl davada tescil harici bırakılan (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 6. maddesinde; "Kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Dosya içeriğine göre; davacı tarafından kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil isteminde bulunulduğu, ... bilirkişi raporunda arazi değerinin 5.377,60 TL tespit edildiği eldeki davanın 26.06.2021 tarihinde açıldığı, anılan değerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik Ek-1/2. maddesi uyarınca dava tarihi olan 2021 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacının temyiz isteminin değerden reddi gerekir.
Birleştirilen davada 2 29... parsel sayılı taşınmazın içerisinde bulunan (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden temyiz isteminin incelemesine gelince;
Mahkemece zilyetlikle kazanım şartları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak; davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 17.10.2011 tarihinde kesinleştiği 3402 sayılı Kanunu’nun 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü süre gerçekleştikten sonra 18.10.2021 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık süre hak düşürücü süre olup Mahkemece öncelikle nazara alınması gerekir. Mahkemece davanın hak düşürücü süreden reddine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, belirtilen nedenlerle gerekçe değiştirilmek suretiyle sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gereğidir.
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tescil harici bırakılan (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, Davacı vekilinin 2 29... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.