Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4769 E. 2026/4707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4769
Karar No
2026/4707
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1893 E., 2025/778 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/58 E., 2023/230 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; murisin maliki bulunduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 00... parselde kayıtlı 7 nolu bağımsız bölümü gerçek değerinin çok altında bir bedelle davalı oğluna devrettiğini, murisin ekonomik durumunun iyi olması nedeniyle satışa ihtiyaç duymadığını, davalının ise taşınmazı satın alabilecek mali gücünün bulunmadığını, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı miras payına isabet eden kısmının tapu kaydının iptali ile murisin veraset ilamındaki hissesi oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; muris muvazaası iddiasının gerçeği yansıtmadığını, muvazaayı kanıtlayan herhangi bir delil bulunmadığını, murisin terekesinde çok sayıda taşınmaz ve nakit malvarlığı bulunduğunu, mirasçılar arasında hak dengesini gözeterek tasarrufta bulunduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkiline ait tek taşınmaz olduğunu, müvekkilinin bedelini ödeyerek satın aldığını, murisin bakım ve ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi nedeniyle taşınmazı düşük bedelle devretmesinin minnet duygusundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 2017/54 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile; davacının muris muvazaası iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının miras payına yönelik açtığı davada asli müdahillerin kendi miras paylarına ilişkin bağımsız taleplerinin asli müdahale yoluyla ileri sürülemeyeceği gözetilmeksizin karar verilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asli müdahale talebinde bulunanların davacıyla aynı dava konusu ve hukuki yarara sahip olmadıkları gerekçesiyle asli müdahale taleplerinin usulden reddine, esas yönünden ise murisin davalı tarafından bakılıp gözetildiği, temlikin minnet duygusuyla gerçekleştirildiği, tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın tek başına muris muvazaasını kanıtlamaya yeterli olmadığı, murisin temlik tarihinde fiil ehliyetine sahip bulunduğu ve davacının muris muvazaası iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olmakla birlikte, dava konusu bağımsız bölümü ölümünden yaklaşık üç ay önce gerçek değerinin oldukça altında bir bedelle davalı oğluna devrettiği, murisin ekonomik durumunun iyi olduğu ve taşınmazı satmasını gerektirecek haklı bir nedeninin bulunmadığı, aynı tarihte diğer bağımsız bölümün de davalının eşi adına devredildiği, tüm işlemler birlikte değerlendirildiğinde murisin diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla hareket ettiği ve görünürde satış, gerçekte bağış iradesi bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 00... parsel zemin kat 8 nolu (eski 7 nolu) bağımsız bölümün davacının miras payı olan 1/12 oranındaki kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalılar vekilince yapılan temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2025 tarihli ek kararı ile; dava değerinin karar tarihi itibarıyla HMK'nın 362. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı ile ek kararı davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de davacının payına karşılık gelen değerin dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında kalmadığı, bu nedenle ek kararın isabetsiz olduğu sonucuna varılmakla, davalı mirasçıları vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2025 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz

dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.515,45 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4769, K. 2026/4707, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4769-e-2026-4707-k-a5fd70437ea2