Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4546 E. 2026/929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4546
Karar No
2026/929
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1612 E., 2025/220 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/55 E., 2024/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R AR -

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili; muris ...'nin davacıları mirastan mahrum bırakmak amacıyla, dava konusu Rize ili, Çayeli ilçesi, ... köyü 218, 553, 317 parsel nolu taşınmazlarını gerçekte davalıya bağışladığı halde, tapuda satmış gibi muvazaalı işlem yapmak sureti ile 04.12.2015 tarihinde temlik ettiğini, muris ve davacıların tümü yurt dışında yaşadıklarından davalının bu muvazaalı satışları gizlediğini, murisin dava konusu taşınmazları devir tarihinde satmaya ihtiyacı olmadığını, gerçek değeri ile tapu sicilinde gösterilen satış bedeli arasında açık bir orantısızlık bulunduğunu belirterek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tescilini, bu talebin mümkün olmaması halinde tazminat istemiştir.

Davalı ... vekili; murisin sağlığında malvarlığını mirasçıları arasında paylaştırıldığını, davacıların dava dilekçesinde de belirttiği üzere murisin malvarlığının dava konusu taşınmazlardan ibaret olmadığını, davacıların miras hakkı ve payının zedelenmediğini, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığını savunmuştur. Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılması üzerine davacı tarafın yemin metni sunduğu, davalı ... 21.11.2023 tarihli duruşmada; "Söz konusu taşınmazın parasını vererek satın aldığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyorum dedi. Davalı asilden sebat edip etmediği soruldu: ısrarcıyım" şeklinde beyanda bulunduğu, yeminin kesin delil olduğu, davacıların iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin gerekçeli kararının davacılar vekiline tebliğ edilmek üzere düzenlenen tebligatın 24.06.2024 tarihinde UETS tarafından teslim alındığı, aynı gün ve saatte alıcı için ayrılmış hesabına başarılı bir şekilde konulduğu, yasal (5 günlük) süre sonunda 29.06.2024 tarihinde otomatik olarak tebligatın okunmuş sayıldığı alınan UETS sorgu sonucundan anlaşılmaktadır. O halde, karar yasaya uygun olarak davacı vekiline 29.06.2024 tarihinde tebliğ olunmuş, davacı vekili kararı 2 haftalık yasal istinaf süresinden sonra 17.07.2024 tarihinde istinaf etmiştir. Yasal süre geçirildikten sonra istinaf harçlarının yatırıldığı anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı HMK'nın 344/1. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin reddine, HMK'nın 362/1-a maddesi gereği kesin olarak karar verilmiş; davacılar vekilinin istinaf kararının düzeltilmesi talebi Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli ek karar ile, 15.07.2024 tarihinin resmi tatil olması nedeniyle talebinin yerinde olduğu, ancak daha önce karar verildiğinden ve bu aşamada esastan karar verilmesi mümkün olmadığından davacılar vekilinin dosyanın esası hakkında karar verilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur.

Aynı Kanun'un 366. maddesi ise; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, HMK’nın 102. maddesinde adli tatilin her yıl yirmi Temmuzda başlayıp otuz bir Ağustosta sona ereceği, yeni adli yılın bir eylülde başlayacağı; 104. maddesinde adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanun'un tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu sürelerin ayrıca bir karara gerek kalmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılacağı ve HMK’nın 92/2. maddesinde, süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde sürenin biteceği, aynı Kanun'un 93. maddesinde ise, resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğu, sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, sürenin tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının davacı vekiline 24.06.2024 tarihinde UETS tarafından teslim edildiği, yasal (5 günlük) süre sonunda 29.06.2024 tarihinde otomatik olarak tebligatın okunmuş sayıldığı, bu tarihten itibaren 2 haftalık istinaf süresinin 13.07.2024 tarihinde sona erdiği, 13-14.07.2024 tarihlerinin haftasonuna denk gelmesi ve 15.07.2024 tarihinin resmi tatil olması nedeniyle istinaf süresinin son gününün 16.07.2024 olduğu, davacılar vekilinin de istinaf dilekçesini 16.07.2024 tarihinde sunduğu ve harçlandırdığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

O halde, davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Ek karara yönelik peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Davacılar vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4546, K. 2026/929, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4546-e-2026-929-k-c27d29843888