Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4120 E. 2025/4105 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4120
Karar No
2025/4105
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1013 E., 2023/672 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/149 E., 2022/74 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesi ile duruşma isteğinde bulunulmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü geri çevirme kararıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; okur yazar olmadığını ve Arapça dışında lisan bilmediğini, ... adlı kişi tarafından alınan kredi nedeniyle evinin de bulunduğu taşınmaza 2013 yılında davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, olayların içeriğini anlayabilecek kudret ve deneyime sahip olmadığını, ancak tapuya götürülerek gerçek iradesi dışında aile konutunun bulunduğu taşınmazın banka lehine ipotek verildiğini, iradesinin hile, hata ile sakatlandığını, bankayla herhangi bir alacak-verecek ilişkisi, sözleşmesi, borcu bulunmadığı gibi iradesinin asıl borçlu ve yakınları tarafından sakatlandığını, kendisine işlemin içeriğinin anlatılmadığını, taşınmazının satılması için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla .. İcra Müdürlüğünün 2019/17 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının, irade sakatlığı ve diğer nedenlerle rehin işleminin yolsuz tescil olduğunun tespiti ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile taşınmazın davalı Banka tarafından icradan satın alındığını bildirip dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili, olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı Banka vekili; davacının ipoteğe herhangi bir itirazda bulunmadığını, ipotek verdikten yaklaşık 7 yıl sonra bu duruma itiraz ettiğini, kötüniyetli olduğunu, iddiaların hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, takipleri sürüncemede bırakmak amacıyla dava açıldığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ipotek senedi oluşturulurken şekil şartlarına uyulmadığı, ipoteğin geçersiz, tescilin de yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; resmi senette davacının parmak izi alınmak suretiyle işlem yapıldığı, yapılan tahkikat kapsamında davacının Türkçe bilmediğinin tespit edildiği, tercüman bulundurulması zorunlu iken bulundurulmaması karşısında ipotek tesisinin baştan itibaren yolsuz olduğu, yolsuz tescilin düzeltilmesine ilişkin davanın zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olduğunu, tarafların danışıklı bir şekilde birbirine şahitlik ederek olayda kusuru bulunmayan ve basiretli tacir sıfatının unsurlarını yerine getiren alacaklı Bankayı açık bir şekilde zarara uğrattıklarını, zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılmadığını, davacının sahtelik iddiasının hata ve hileye dayalı olduğunu ve bu tür davaların öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, ipotek tesisi işleminin Kanun'a uygun bir şekilde gerçekleştiğini, ipotekli taşınmaza ilişkin ekspertiz raporu düzenlendiğini ve doğal olarak evin içerisi dahil çevre araştırması yapılarak rapor hazırlandığını, asıl mağdurun Banka olduğunu, yeterli araştırma yapılmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1952 doğumlu davacı ... adına kayıtlı dava konusu (eski) 2574 parsel sayılı taşınmaza 10.10.2013 tarihli işlemle davalı ... AŞ lehine ipotek tesis edildiği, Banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip neticesinde yapılan cebri satış nedeniyle dava konusu taşınmazın satış suretiyle 28.05.2021 tarihinde davalı Banka adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Tapu Sicili Tüzüğü'nün 24/3 hükmünde belirtilen "İstem sahiplerinden biri veya birkaçının Türkçe bilmemesi hâlinde, yeminli tercüman bulundurulur." düzenlemesi gözetilmek suretiyle davalı Banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren ve 17.06.2025 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Aşağıda yazılı 37.094,16 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4120, K. 2025/4105, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4120-e-2025-4105-k-2a17c5203780