Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3360 E. 2025/4095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3360
Karar No
2025/4095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3180 E., 2025/1109 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/158 E., 2024/7 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; davalıların, murisleri ...'e ait olan ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 14... , 110, 115, 1 18... ; 1 19... ve 97; 1 32... ; 1 34... ; 1 36... ve 1 37... parsel sayılı taşınmazları kadastro çalışmaları sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunarak diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kendi adlarına tespit ve tescil ettirdiklerini, murisin satış iradesinin ve taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, akli melekelerinin de yerinde olmadığını, davalıların ödeme gücünün bulunmadığını, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek tapu iptali ile terekeye iade, mümkün olmazsa bedel, bu da mümkün olmazsa tenkis isteklerinde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalılar; davanın süresinde açılmadığını, davacının yıllar önce taşınmaz hibe senedi ile taşınmazları uhdesinden çıkardığını, taşınmazları kadastro tespitinden uzun süre öncesine kadar fiilen kullandıklarını, davacının kötü niyetli hareket ettiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak, Mahkemece dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğinden davalılar lehine 5.000,00 TL olan dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti bakımından düzeltilmiş şekliyle davanın reddine ilişkin olarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro işleminin yanlışlığına değil, kadastro sırasında hileli ve gerçek dışı beyanlarla yolsuz tescil yapılmasına dayandığını, yolsuz tescilin, herhangi bir zamana bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilmesi ve Mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiğini, yolsuz tescil iddialarının dinlenmediği, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, kadastro tespiti sırasında murisin hayatta olmadığını, dolayısıyla herhangi bir beyanının bulunmadığını, tescil işleminin temel dayanağının hukuki sebepten yoksun olduğunu, sahte beyanla davalılar adına yolsuz tescil işleminin gerçekleştiğini, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığı ve davalıların ödeme gücünün bulunmadığı hususlarının göz ardı edildiğini, hibe senedinin sahte olduğuna ilişkin iddialarının ciddiyetle incelenmediğini, sahte evrak ile yapılmış bir kadastronun hukuka uygunluğunun düşünülemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ile terekeye iade, mümkün olmazsa bedel, bu da mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'in 12.04.2006 tarihinde öldüğü, geride davanın tarafları ile dava dışı Kezban'ın kaldığı; kadastro çalışmaları sonucu ... ili, .. ilçesi, ... köyü 1 14... , 110, 115, 1 18... ; 1 19... ve 97; 1 32... , 1 34... ; 1 36... ve 1 37... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 22.12.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 14.04.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3360, K. 2025/4095, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3360-e-2025-4095-k-c51f4502bf60