Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2481 E. 2025/4097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2481
Karar No
2025/4097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1927 E., 2024/2520 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 29.05.2024 SAYISI : 2021/447 E., 2024/276 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; kadastro çalışmaları sonucunda .. ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ancak taşınmazın yaklaşık 100 yıldır ailesinin, son 20-25 yıldır da kendisinin zilyetliğinde olduğunu, davalılarla bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar ..., .. .., ..., ... ve ...; kadastro tespiti yapılırken yanlışlıkla bu şekilde kayıt tutulduğunu, dava konusu taşınmazla hiçbir alakalarının olmadığını belirtip davayı kabul ettiklerini bildirmişler; bir kısım davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; hak düşürücü süreye ilişkin dava şartını mahkemenin kendiliğinden araştırması gerekli olup dava şartının bulunmadığı hallerde mahkemece öncelikli olarak dava şartlarının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden davalının kabul beyanının sonuç doğurmayacağı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçmediğini, bir kısım davalıların davayı kabul beyanlarının dikkate alınmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kadastro sonucu; ... ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 23.03.1990 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.10.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle; davalının üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir dava olması ve kamu düzenine aykırı bir sonuç doğurmaması şartıyla davacının ileri sürdüğü hakkının gerçekte var olup olmadığından bağımsız olarak davaya son veren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran bir taraf işlemi olması nedeniyle mahkemece davayı kabul beyanına üstünlük tanımak suretiyle işlem yapılması gerektiği, ne var ki eldeki davada olduğu üzere el birliği mülkiyet halinde ortakların somut ve bağımsız payları mevcut olmadığından ortaklardan birinin veya bir kaçının davayı kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığına göre; temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2481, K. 2025/4097, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2481-e-2025-4097-k-d70d9f7f31bb