Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3640 E. 2025/4110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3640
- Karar No
- 2025/4110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/672 E., 2022/1675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/153 E., 2021/294 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; maliki olduğu 243 parsel sayılı taşınmaz üzerine 3 dükkan ve 6 daire inşaatı yapılırken kalp rahatsızlığı geçirdiğini, yapı işlerinin hızlanması amacıyla ve kardeşlerinin arasında paylaştırılması şartıyla dava konusu taşınmazı bedelsiz olarak davalı oğlu ...'e devrettiğini, amacının sağlığında çocukları arasında mirasını paylaştırmak olduğunu, Avusturya'da yaşadığını, 2018 yılında izne geldiğinde çocukları ile paylaşıma ilişkin sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin bir kesitinin görüntüsünü sunduğunu, sözleşme aslı bulunduğunda sunacağını, bulunamaması halinde dinletilecek tanıkların sözleşmeye ve bedelsiz satış işlemine aydınlık getireceğini, 2020 yılı içerisinde davalı oğlu ... bedelsiz olarak devretmiş olduğu dava konusu taşınmazda yer alan dairelerin ve dükkanların diğer oğullarına devredilmesini istediğini, ancak davalının buna yanaşmadığını, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesi istemiyle dava açmış, dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra davalının eşinin kardeşinin eşi olan ...'a satış gösterilmek suretiyle devredilmesi nedeniyle adı geçenin davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ...; dava konusu taşınmazı 55.000,00 TL bedeli karşılığında satın aldığını, satın aldıktan sonra taşınmaz üzerindeki inşaatı kendisinin tamamladığını, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazı satın aldığında taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığını, davalı ...'in kendisine borcu olduğunu, borca karşılık taşınmazın belli bir kısmını Hüseyin'den satın aldığını, husumet olduğunu tebligat gelince anladığını, davalı ...'in borcunu ödeyince taşınmazı Hüseyin'e geri vereceğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından iddiasını ispatlayacak delil başlangıcı niteliğindeki bir belgenin de ibraz edilmediği, ekran görüntüsü şeklindeki telefon görüntüsünün davacının iddiasını ispatlayacak yeterliliğe sahip delil başlangıcı olarak nitelendirilemeyeceği, kaldı ki görüntüdeki sözleşmenin Mahkemeye ibraz edilemediği, tarafların baba-oğul olmaları sebebiyle dinlenen tanıkların davacının iddiasını destekleyecek herhangi bir beyanının olmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yazılı şekilde, hak ve borçlarını gösterir nitelikte bir inanç sözleşmesi bulunduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, delil başlangıcı niteliğinde kabul edilebilecek bir ispat vasıtası da bulunmadığı, ekran görüntüsünün kesiti sunulmuş ise de delil başlangıcı niteliğinde bir belge olmadığı, delil başlangıcı olması halinde tanık deliline başvurulabileceği, iddianın ispat edilemediği, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de doğru olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan görüntü kesitinin HMK madde 202 kapsamında delil başlangıcı sayılabilecek evraktan olduğunu, ancak ilgili belgelerden sayılmadığını, yine tanıkların görgüye dayalı bilgisi olduğunu, bu hususun da dikkate alınmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddedildiğini, davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının çekişme konusu 243 parsel sayılı taşınmazını 26.08.2011 tarihinde satış suretiyle oğlu olan davalı ...'e devrettiği, eldeki davanın 14.08.2020 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından 19.08.2020 tarihinde satış suretiyle davalı ...'a temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince; Somut olayda; eldeki davanın tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ise bedel isteğiyle açıldığı, davanın reddine karar verilmekle davalı ... yönünden bedel isteğinin de reddedilmiş olduğu, buna göre davanın reddi nedeniyle (dava konusu taşınmazın değeri üzerinden ve harç ikmali de yapıldığı gözetilerek) davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti verilmesi doğru değildir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "4.080,00 TL" ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "71.904,47 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.