Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3900 E. 2025/3951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3900
- Karar No
- 2025/3951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1789 E., 2024/153 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E., 2023/547 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın 06.11.2019 tarihinde yapılan mera tahsisi sonucu mera vasfı ile tapuya tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın içerisinde ev ve bahçe bulunan yaklaşık 150 m² miktarındaki yerin müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın müvekkiline babası ...'dan intikal ettiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin nizasız ve fasılasız 50 yılı aşkın olduğunu, dava konusu taşınmazın mera ile bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek taşınmazın müvekkili tarafından ev ve bahçe yapılarak kullanılan yaklaşık 150 m² civarındaki kısmının tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.09.2023 tarihli dilekçesinde özetle; 1 02... parsel sayılı taşınmaz içinde (A) harfi ile gösterilen, üzerinde yapının da bulunduğu 400,18 m² yüz ölçüme sahip kısmın tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline, Zile ilçesi, Kazıklı köyünde, içinde çeşme de bulunan ve tescil harici bırakılan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 206,96 m² yüz ölçüme sahip kısmın gerekli ilanlar yapıldıktan sonra müvekkil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; niteliği gereği tarım yapılamayan veya üstün vasfı kayalık, tepe, dağ olan yerler hakkında tescil kararı verilemeyeceğini, davacı tarafından TMK'nın 713. maddesi uyarınca dava konusu yerin tescili talep edildiğinden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki şartların lehine gerçekleşmesi gerektiğini, dava konusu yerin kamu malı niteliğinde olduğunu, davacı lehine zilyetlik şekil ve şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafından 1 02... parselde 400,18 metrekare alana ev yapıldığı, tescil harici bırakılan (B) harfi ile gösterilen kısma ise çeşme yapıldığının tespit edildiği, jeodezi ve fotogrametri uzmanı tarafından dosyaya sunulan raporda dava konusu taşınmazda 19 72... yılında fiili kullanımın olmadığı fiili kullanımın 2005 yılında görüldüğünün beyan edildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine aynı jeodezi ve fotogrametri uzmanından rapor alındığı ve bilirkişinin daha önce sunduğu rapor ile aynı beyanlarda bulunduğu, davacının dava konusu ettiği mera vasfındaki alanda ve tescil harici bırakılan alanda ihya faaliyetlerine 1990 yılı itibarıyla başlamadığı, davacının ihya nedeniyle tapu iptali tescil davası açabilmesi için öncelikle taşınmazı tarıma elverişli hale getirmesi, tarıma elverişli hale getirdikten sonra uzunca yıllar işleyerek tarımsal faaliyetini devam ettirmesi gerektiği, dava konusu edilen alanlarda 1990 yılına kadar hiçbir tarımsal faaliyet olmayıp 2005 yılında ev ve çeşme yapıldığı ve talep edilen alanın çevresinin evin devamı olarak kullanıldığı, bu haliyle bir ihyadan bahsedilemeyeceği, taşınmazın ilk olarak 1990 yılında kullanıldığı kabul edilse dahi 2005 yılında ihya tamamlanmadan taşınmazlara ev ve çeşme yapıldığı, bu nedenle kanun gereği davacının tapu iptali-tescil talep etme hakkı olmadığı, aynı zamanda kadastro öncesine dayalı tapu iptali-tescil talep edebilmek için ihya edilen taşınmazın tarımsal faaliyet için kullanılması gerektiği, davacının taşınmazları ihya dahi etmeden üzerine ev yaptığı, bu haliyle ihya edilerek tarımsal faaliyet gerçekleştirildiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahallinde yapılan keşif ve uygulama sonucunda keşifler sonrası alınan ziraat bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünde herhangi zirai faaliyet bulunmadığının, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünde 20 yaş üzeri ceviz ve armut ağacı bulunduğunun belirtilmiş olmasına, jeodezi bilirkişinin 1972-1990 tarihli hava fotoğraflarında yaptığı incelemesinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin tarımsal manada kullanılmadığının, 2005 tarihli hava fotoğrafında (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde yapı bulunduğunun, üzerinde ağaçlar ve çeşme göründüğünün anlaşılmasına, dava konusu (A) harfi ile belirtilen taşınmaz bölümünün mera tespitinin 2001 yılında yapılmış olmasına ve bu tarihten sonraki kullanıma değer verilemeyeceğine, bu hali ile davacının çekişme konusu (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğini ispat edememesine göre Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 31.01.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda dava konusu yere ilişkin 19 72... yılına ilişkin hava fotoğraflarının bulunduğu ve bu fotoğraflarda fiili kullanımın olmadığı, inşaat bilirkişisinin dava konusu taşınmaz üzerinde inşa edilen bina yaşı ile ilgili 30-35 yaş aralığının keşif tarihi itibariyle 1992-1987 tarihlerine isabet ettiği, dolayısıyla yapı 1990 yılındaki hava fotoğrafında görülmediğine göre hava fotoğraflarının mevsimin herhangi bir döneminde çekimleri yapıldığı için 1990 yılında herhangi bir ayda veya sonraki tarihte yapıldığının söylenebileceğinin belirtildiğini, bu tespitlere rağmen dava konusu taşınmazda 19 72... yıllarında kullanım olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 1990 yılı ile 2005 yılları arasında dava konusu edilen yere ilişkin hava fotoğraflarının bulunamamasının müvekkilinin dava konusu taşınmazda eklemeli zilyetlikle birlikte zilyetliğinin en az 20 yıl olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların mevcut durumu ve yapı tekniği dikkate alındığında meskenin ve çeşmenin 30-35 yaş aralığında olduğunun belirtildiğini, yine mahkemenin kabulünün aksine, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın zemininde bahçe olarak kullanılan alanda 20 yaş üzeri badem, şeftali, ceviz ve armut ağaçlarının bulunduğu ve bahçe olarak kullanılan kısmın tarım arazisi vasfında olduğu ve uzun yıllar boyunca düzenli olarak toprak işlemesi yapıldığı, üzerinde yabancı ot ve mera bitkilerinin bulunmadığının belirtildiğini, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların da müvekkilinin zilyetliğinin, eklemeli zilyetlikle birlikte 50 yılı aşkın olduğunu beyan ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera tahsisine itiraz ve tescil harici alana yönelik TMK'nın 713/1. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu 1 02... parselin (Eski 1336 parsel) evveliyatında tescil harici alan iken 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda tescil beyannamesi düzenlenerek 04.03.2002 yılında mera vasfıyla 1336 parsel numarası ile özel siciline tescil edildiği, sonrasında 09.09.2014 tarihinde kesinleşen yenileme kadastrosu ile 1336 parsel sayılı taşınmazın 1 02... parsel numarasını aldığı, yüz ölçümünün 631.704, 21... olarak değiştiği, vasfında ise herhangi bir değişiklik olmadığı, dava konusu edilen çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 400,18 m²'lik kısmının 1 02... sayılı mera parseli içerisinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen 206,96 m²'lik kısmın ise tescil harici alanda kaldığı ve davacının her iki kısmın adına tescilini talep ettiği anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.