Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2784 E. 2026/194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2784
- Karar No
- 2026/194
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2006 E., 2025/281 K.
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkillerinin babası muris ...'nın 1 04... - 94 - 113- 126 - 129 -236- 243 - 245- 248 - 250 - 262 - 265- 275 - 280-288 parsel, 1 06... - 47 parsel, 1 08... - 39 - 95 - 108 - 124 - 131 - 136 - 137 - 139 - 157 parsel, 1 20... - 27 - 32 - 33 parsel, 1 21... -16- 21 parsel, 1 23... ve 43 parsel, 1 15... parsel, 1 16... parsel, 1 17... parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğluna temlik ettiğini, murisin 2012 yılından bu yana alzheimer hastalığı ile mücadele ettiğini ve tedavi gördüğünü, vefatından geriye son 3 yıl hastalığının ciddi seviyelere ulaştığını, 2018 yılının Ekim ayında ... ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve burada 20.03.2019 tarihinde vefat ettiğini, murisin hastalıklarla boğuştuğu ve ayırt etme gücünü kaybettiği yaşamının son evrelerinde 38 adet taşınmazını 03.10.2017 tarihinde devrettiğini, dava dışı 4 adet taşınmazını da davalının oğlu olan ...'a devrettiğini, yapılan işlemlerin aynı zamanda mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, 1 04... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... ... isimli şahsa satılmış olması nedeniyle bu taşınmaz yönünden bedel taleplerinin bulunduğunu ileri sürerek ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı olarak dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar adlarına tesciline, 1 04... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise kaim değerin miras hissesi oranında müvekkillerine ödenmesine, aksi halde tüm değerlerin terekeye iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ehliyetsizlik ve muvazaanın söz konusu olmadığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tapu memuru ve tanıkların huzurunda yapılarak imzalandığını, babalarını kendilerinin bakıp gözettiklerini, davacıların hiçbir zaman bakmadıklarını, sağlığında ve hastalığında sürekli yanında olduğunu, yapılan temlik işleminin babasının sağlıklı olduğu zaman yapıldığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devirlerin 03.10.2017 tarihinde 4540 yevmiye numarası ile yapıldığı, bu devir tarihinde Adli Tıp Kurumu raporuna göre mirasbırakan ...'nın ehliyetsiz olduğu dava konusu taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi, 1 04... sayılı parselin müteveffa ...'dan davalı ...'ya devredilen 1/2 payın 08.10.2019 tarihinde 3. kişilere devrinin yapıldığı, taşınmazın devre konu miktarının dava tarihi itibari ile 23.004,20 TL olduğu anlaşıldığından davacıların mirasçılık payları olan 3/16 hisseleri oranında 4.313,29 TL bedele hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların eldeki dava ile ehliyetsizlik, olmadığı takdirde muris muvazaası nedeniyle taşınmazların tapusunun miras hissesi oranında iptali ile tesciline, 1 04... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise hisse oranında bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ettikleri, tarafların ortak murisi tarafından dava konusu taşınmazların ölünceye kadar bakma şartı ile davalıya 03.10.2017 tarihinde temlik edildiği, ... Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 20.07.2022 tarihli raporu, uyarınca muris ...'nın dava konusu taşınmazlardaki hisse devirlerinin yapıldığı tarih itibari ile fiil ehliyetini haiz olmadığı, bu nedenle de taşınmaz hisse devir işlemlerine sonuç bağlanamayacağı, murisin hukuki işlem ehliyetini haiz olup-olmadığı konusunda tüm deliller toplanarak ehliyetsiz olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiğinden tanık beyanlarının sonuca etkili olmadığı gözetildiğinde Mahkemece davanın kabulüne dair kararda isabetsizlik görülmediği; ancak Mahkemece hükme esas alınan 30.01.2023 bilirkişi raporunda taşınmazların toplam değerinin 1.689.646,10 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece davacıların miras hissesi uyarınca dava değerinin 613.617,28 TL olarak belirlendiği, ancak raporda dava konusu 1 16... parsel, 1 15... parsel, 1 17... parsel, 1 04... parsel sayılı taşınmazların değerlerinin tam hisse olarak hesaplandığı, halbuki murisin sadece 1/2 hissesini davalıya devrettiği, davalının dava dışı ... ...'nın 1/2 hissesini satın alarak tam hisse sahibi olduğu, bahsi geçen taşınmazların tespit edilen değerlerin yarısı dikkate alındığında toplam dava değerinin 1.411.632,79 TL ve davacıların hisselerinin değerinin ise 529.362,29 TL olduğu, bu değer üzerinden davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece 633.617,28 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli ek kararıyla miktar yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli ek kararı ve kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası " 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
O halde, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada her bir davacının payı karşılığı olan 264.681,14 TL'nin dava tarihi 2020 yılı itibariyle 72.070,00 TL olan kesinlik sınırını aştığı nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 26.03.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davanın tümden kabulüne karar verildiği gözetildiğinde davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 42.051,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.