Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3140 E. 2026/203 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3140
- Karar No
- 2026/203
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/549 E., 2025/549 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin dedesi olan muris ...'nın adına kayıtlı bulunan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 52... parsel (Eski 128 parsel) sayılı taşınazdaki 1/4 hissesini 27.11.2001 tarihinde kızı ... (...)'ya satış suretiyle devrettiği, onun ise bir kısım paylarını 28.11.2013 tarihinde ..., ..., ..., ..., ...'ya muvazaalı olarak devrettiğini, ...'nın daha sonra ...'na devrettiği 1/ 20... .04.2015 tarihinde geri aldığını; murisin aynı yerde bulunan 1 52... parsel (Eski 470 parsel) sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 27.11.2001 tarihinde kızı ... 'na satış suretiyle devrettiği, onun ise 28.11.2013 tarihinde bir kısım paylarını ..., ..., ..., ..., ...'ya muvazaalı olarak devrettiğini, ...'nın daha sonra ...'na devrettiği 1/ 15... .04.2015 tarihinde geri aldığını; murisin yine aynı yerde bulunan 1 75... parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...'ya 15.10.2007 tarihinde muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini; murisin aynı yerde bulunan 433 parsel sayılı taşınmazını ise 17.02.2003 tarihinde dava dışı ...'ye tapuda satış göstererek temlik ettiğini, onun ise taşınmazı murisin davalı oğlu ...'na 10.07.2023 tarihinde muvazaalı olarak devrettiğini; murisin yine 1 17... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'ye muvazaalı olarak devrettiğini, murisin ölümünden önce malvarlığının büyük bir kısmını müvekkilini mirastan mahrum bırakmak amacıyla diğer mirasçılarına devrettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde bedele hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş; 19.10.2020 tarihli duruşmada 1 17... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davalılar vekili; murisin ihtiyaçları nedeni ile taşınmazlarını sattığını, hiçbir mirasçısını mirastan mahrum bırakma istek ve iradesinin olmadığını, üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar nedeniyle tazminat istemine karşı ise zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde kazandırmalarının bulunduğu, mal kaçırma kastı bulunduğu iddiasına karşı ispata elverişli delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin mirasçılardan mal kaçırdığının ispatlanamadığı, davanın reddine karar verilmiş olmasında ve hükmün kuruluş biçiminde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararı ve asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davalarında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. O halde, dava konusu taşınmazlarda muris tarafından temlik edilen hisselerin dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerinin 805.640,32 TL olduğu, davacının 1/8 miras payına isabet eden değerin ise 100.705,04 TL olduğu, dava tarihi (2018) itibariyle 47.530,00 TL olan kesinlik sınırı dikkate alındığında anılan değerin temyiz sınırının üzerinde kaldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 15.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2025 tarihli kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı tarafça verdiği edimlerin iadesi için dava açılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.