Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1901 E. 2026/3709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1901
- Karar No
- 2026/3709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/44 E., 2025/1 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/64 E., 2022/70 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalılar ... ve ...'nin müşterek muris ...'in çocukları diğer davalı ...'nin ise davalı ...'nin eşi ve murisin gelini olduğunu, dava konusu 151 parsel sayılı taşınmaz ile 353 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının bedeli muris ... tarafından ödenerek davalı ... adına tescil edildiğini, 1 06... parsel sayılı taşınmazın da bedeli muris ... tarafından ödenmek suretiyle davalılar adına paylı şekilde tescil edildiğini, bu taşınmazda ...'nin payını daha sonra davalı ...'ye devrettiğini, bu temlikler neticesinde davacının miras payının ihlal edildiğini ileri sürerek öncelikle dava konusu taşınmazlarda davalılar adına tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili; davalıların Almanya'da yaşadığını, ...'dan taşınmaz almak istediklerinde davalı ...'nin babası muris ...'e vekaletname gönderdiklerini ve işlemlerin bu şekilde gerçekleştirildiğini, dava konusu taşınmazların dava dışı üçüncü şahıslardan satın alındığını, satış bedellerinin davalılar tarafından ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davalı ... savunma getirmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının ancak tapuda kayıtlı taşınmazların muris tarafından satış suretiyle temliki halinde uygulanabileceği, dava konusu taşınmazlarda muris ... tarafından davalılara yapılan bir temlik olmadığı, bu halde eldeki davada ileri sürülen gizli bağış iddiası yönünden anılan içtihadı birleştirme kararının uygulanma olanağı bulunmadığı, muris tarafından davalılara devredilen bir taşınmaz bulunmaması nedeniyle tenkis isteminin de yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlarda muris tarafından gerçekleştirilen bir temlik bulunmadığı, bu nedenle 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının eldeki davada uygulanabilir olmadığı, taşınmaz bedellerinin muris tarafından ödendiğinin de davacı tarafça ispatlanamadığı, hal böyle olunca muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile tenkis istemleri yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ek kararı ile temyiz talebi kararın kesin nitelikte olması nedeniyle reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi asıl ve ek kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, duruşma günü tebliğine rağmen gelen olmadı, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı açıktır. Öte yandan, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda dava değerinin davayı açan mirasçının payına isabet eden değer olacağı da kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazların dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri üzerinden davacının miras payına isabet eden değerin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli temyiz isteminin değer yönünden reddine ilişkin ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu taşınmazlarda 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında muris tarafından gerçekleştirilen bir temlik bulunmadığı gibi tenkis isteminin de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571. maddesi kapsamında re'sen dikkate alınması gereken hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra ileri sürüldüğünün anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Taraf vekilleri duruşmaya katılmadığından lehlerine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.