Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3519 E. 2026/3768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3519
Karar No
2026/3768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 02.06.2025 SAYISI : 2023/2565 E., 2025/1182 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2023/204 K.

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Davacılar; murisleri ... ... tarafından 6 51... parseldeki 4 nolu bağımsız bölümün dava dışı ... ...'a satış yoluyla temlik edilmesi nedeniyle muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak adı geçen aleyhine payları oranında tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli ve 2011/264 Esas, 2018/156 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilip kesinleştiğini, kararın infazı sonucu taşınmazın 1/24'er paylarının adlarına tescil edildiğini, belirtilen davanın yargılaması sırasında taşınmaz üzerindeki ipotek alacaklısı olan dava dışı bankanın alacağını eldeki davalı Şirket ile birleşen... A.Ş.'ye devrettiğini, ipotek borçlusu dava dışı ... ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, taşınmazın 1/24'er payları hükmen adlarına kayıtlı iken tamamının cebri ihale sonucu alacaklı/davalı Şirket adına tescil edildiğini, davalı adına oluşan kaydın yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı Şirket vekili; taşınmazdaki ipoteğin davacıların açtığı muris muvazaası davasından önce konulduğunu, bu nedenle davalı Şirketin iyi niyetli konumunda olduğunu, ihale yoluyla satışının yapılması ile birlikte taşınmazın mülkiyetinin davalıya geçtiğini, İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile davacılar adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, anılan Mahkemece cebri ihale ile satışa engel bir durum olduğunun bildirilmediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Şirketin İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/264 Esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçe ile taşınmazın davalı durumda olduğunu bildiği, davacılar tarafından muris muvazaası hukuki nedenine dayanılarak tapu iptali ve tescil isteğiyle açılan davada verilen hükmün geriye etkili olduğu, mirasın açıldığı tarih itibarıyla hüküm ve sonuç doğurduğu, davalının iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmiş; 07.07.2023 tarihli tashih kararı ile hükmün harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin 5, 6 ve 7. bentleri değiştirilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davanın kabulünün doğru olduğu gerekçesiyle esasa yönelik istinaf itirazlarının reddine, taraflara yüklenen hak ve borçların tashih yoluyla artırılamayacağı, öte yandan hükümde alınması gereken harcın eksik hesaplandığı, harç kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerektiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin asıl kararı ile 07.07.2023 tarihli tashih kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2025 tarihli ek kararı ile; kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Somut olayda; her bir davacı tarafından dava konusu edilen 4 nolu meskenin 1/24 payının dava tarihindeki keşfen saptanan değerinin 134.242,42 TL olduğu, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince, anılan miktarın dava tarihi (2021 yılı) itibarı ile temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde yatırana iadesine,

Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 17.724,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3519, K. 2026/3768, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3519-e-2026-3768-k-f7f3a3efa30d