Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1782 E. 2026/1220 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1782
- Karar No
- 2026/1220
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2064 E., 2025/159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/510 E., 2023/189 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; muris ...’in maliki olduğu 1 18... parsel sayılı taşınmazın tamamını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava dışı kardeşi ...’e temlik ettiğini, onun da murisin oğulları olan davalılar ... ve ...’e devrettiğini, taşınmazın bilahare 1 18... ve 30 parsel olarak ifraz edildiğini, 1 18... parsel üzerinde akaryakıt istasyonu olup dava dışı bankanın ipoteği bulunduğunu, davalı ...’in bu taşınmazdaki payını davalı ...’e devrettiğini, onun da davalı Şirket’e devrettiğini, davalı Şirket’in kurucusunun davalı ...’in oğlu olan dava dışı ... olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa bedele ve dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğe ilişkin bakiye borç miktarının miras payı oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; Mahkemece 13.06.2023 tarihli ara karar ile ipoteğe ilişkin talebin eldeki davadan tefrikine karar verilmiş, 29 parselin yargılama sırasında ...’a devri nedeniyle HMK 125. maddeye göre seçimlik hakkını yeni malike karşı tapu iptali ve tescil olarak kullanmıştır.
Davalılar ..., ... ve ... Turizm San. ve Tic. AŞ. vekili; murisin 1980 yılında Mersin’e taşınmaya karar verdiği için taşınmazı dava dışı kardeşi ...’a sattığını, ...’un oğlunun iflası sebebiyle taşınmazları satmaya karar verdiğinde davalıların gerçekten satın aldığını, murisin başka taşınmazları da olduğunu, davalı ...’in esasen satın aldığı dava konusu taşınmaza küçük kardeşi ...’i korumak ve kollamak düşüncesiyle ortak ettiğini, petrol ve müştemilatının murisin ölümünden sonra davalı ... tarafından yaptırıldığını, davacı ile dava dışı kız kardeşleri ...’nın muristen kalan tüm taşınmazlardaki miras paylarını 07.07.2005 tarihinde davalılara sattıklarını, karşılığında verilecek dairelerin fiilen verildiği ancak miras payını devretmediklerinden tapuların adlarına tescil edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlar; dahili davalı ... vekili ise taşınmazı iyiniyetle bedelini ödeyerek satın aldığını belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli 2018/78 Esas, 2021/25 Karar sayılı davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli 2021/527 Esas, 2022/1523 Karar sayılı kararı ile; taşınmazların ara malikten geçtiği gerekçesiyle 01.04.1974 tarihli ½ sayılı İBK’nın uygulama yeri bulunmadığı yönünde değerlendirmenin hatalı olduğu, ipoteğe ilişkin kalan borç miktarının miras payı oranında davalılardan tahsiline ilişkin talep hakkında olumlu - olumsuz bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı, bu talep yönünden davanın ayrılması gerektiği, ayrıca eksik araştırma ile karar verildiği gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin taşınmazı satma ihtiyacının bulunmadığı, maddi durumunun iyi olduğu, murisin kardeşi olan dava dışı ...’un taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü olsa bile almış olduğu taşınmazı hiç kullanmadığı, taşınmazın murisin oğullarına devredildiği ve davalıların devir tarihindeki yaşları ve maddi durumları dikkate alındığında yapılan devir işleminin gerçek bir satış olmadığı, temlikin ara malik kullanılmak suretiyle mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu, her ne kadar davacı ve davalılar arasında miras taksim sözleşmesi yapıldığı ileri sürülmüş ise de tüm mirasçıların sözleşmede imzasının bulunmadığı, karşılıklı edimlerin yerine getirilmediği, dahili davalı ... ile davalılar ... ve ...’in teyze çocukları olması karşısında TMK'nın 1023. maddesinde düzenlenmiş olan iyiniyet hükmünün dahili davalı açısından uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı, ayrıca taşınmaz üzerindeki intifa hakkı ve ipotek olmasına rağmen söz konusu taşınmazın gerçek değerinin beşte bir fiyata satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalı ...'in dava konusu taşınmazdaki hissesini satmasını gerektirecek bir ihtiyacının dosya kapsamına yansımadığı, dava konusu hissenin tapudaki satış bedelinin gerçek değerinin çok altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve vekalet ücretine hasren katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz başvurusunun İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın, aleyhine yeni bir durum oluşmadıkça temyiz yoluna başvuramayacağı gözetildiğinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye onama harçlarının temyiz edenlerden (temyiz başvuru harcı davacıdan) alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.