Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3295 E. 2026/4591 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3295
Karar No
2026/4591
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/145 E., 2025/112 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastro sırasında; ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 122.232,33 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz taşlık olması nedeniyle tescil harici bırakılmış, 08.07.2004 tarihinde ham toprak niteliği ile 8676 parsel olarak Hazine adına idari yoldan tescil edildikten sonra, sırasıyla 18.11.2004 tarihinde ... Genel Müdürlüğü adına bedelsiz olarak, 21.03.2005 tarihinde ... İdaresi Başkanlığı adına tashihen, 10.04.2006 tarihinde ... Başkanlığı adına satış yoluyla ve 05.10.2009 tarihinde tashihen devir suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edildikten sonra, 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda taşınmaz 88 83... parsel numarasıyla tapuya tescil edilmiştir.

Davacı; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle; çekişmeli 8676 (yeni 88 83... parsel) parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında ise aynı nedenlere dayanarak tapu iptali ve tescil ya da taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle dava açmış, bilahare Mahkemece önceki tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında, davacı tarafından çekişmeli 8676 (yeni 88 83... parsel) parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil, olmazsa taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle ek dava açılmış, her iki dava birleştirilmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın evveliyatı itibariyle Hazine adına tescilli iken 28.08.2006 tarihinde TOKİ'ye devredildiğini, ardından ... Başkanlığına temlik olunduğunu, bilahare ... Başkanlığının tüzel kişiliğini yitirmesi üzerine tashihen devir suretiyle taşınmazın mülkiyetinin ... Belediye Başkanlığına geçtiğini, bu nedenle öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazların imar planı hudutları içinde olduğundan açılan tescil davasının da esas yönünden reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, 5747 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereği ... Belediye Başkanlığının tasfiyesi sonucunda aynı Kanun'un geçici 2. maddesine istinaden dava konusu taşınmazın 05.10.2009 tarihinde ... adına tescil edildiğini, tapu kütüğündeki sicile iyiniyetli dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişilerin kazanımının korunmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu, dava konusu taşınmazın satış işlemi sonucu ... Başkanlığına temlik olunduğunu, ... Başkanlığının tüzel kişiliğini yitirmesi üzerine tashihen devir suretiyle taşınmazın mülkiyetinin ... Belediye Başkanlığına geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2011/369 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... adına kayıtlı çekişmeli 8676 parsel sayılı (yeni 88 83... parsel) taşınmazdan 20.01.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.965,57 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı raporda tescil harici bırakılan ve (A) harfi ile gösterilen 7.477,22 metrekarelik kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2018 tarihli ve 2015/17081 Esas, 2018/2258 Karar sayılı kararıyla; kadastro sırasında tescil harici taşlık olarak bırakılan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin olarak öncelikle ... Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, öte yandan tescil davalarında, TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği, çekişmeli 8676 parsel (yeni 88 83... parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden kamu kurumlarının iyi niyetinin aranmayacağı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı zira dava konusu taşınmazın idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra, intikal ve satış suretiyle ... Belediye Başkanlığına kayden geçtiği, daha sonra Yasa gereği tapuda davalı ... adına intikal ettirildiği, 4721 sayılı TMK'nın 1023. maddesi uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağının hüküm altına alındığı, sözü edilen maddede gerçek kişi ve tüzel kişi ayrımı yapılmadığı, somut olayda da, çekişmeli taşınmazı satın alan davalı ... Başkanlığının kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğine ve TMK'nın 1023. maddesinde de gerçek kişi tüzel kişi ayırımı yapılmadığına göre, tapu siciline güvenerek taşınmazı iktisap eden davalı ... Başkanlığının iyi niyetinin korunması gerektiği hâl böyle olunca; davacının tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerektiği, ne var ki; davacı dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı taktirde taşınmazın değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini isteyerek terditli dava açtığına göre, alacağa ilişkin dava yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemenin 12.03.2020 tarihli ve 2018/387 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 8883/23 (eski 8676) parselde kayıtlı taşınmaz bakımından terditli taleplerden tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulüyle asıl dava yönünden 8.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden ise 15.896,70 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, dava konusu 2308 parsel sayılı taşınmazın kısmen batısında, 2314 parselin ise kısmen doğusunda yer alan ve tescil harici olarak bırakılan taşınmazın 20.01.2015 tarihli harita mühendisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.474,22 metrekarelik kısmının tespitinin iptali ve ifraz edilerek davacı adına ayrı bir parsel numarası ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı ..., davalılar Hazine ve ... temyiz isteminde bulunmuş, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, yukarıda belirtilen önceki tarihli bozma kararına uyularak verilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından gerekçeli kararda güncelliğini yitiren ada ve parsel numaraları esas alınarak hüküm kurulduğu ileri sürülerek hüküm temyiz aşamasında iken 10.07.2020 havale tarihli dilekçe ile tashih talebinde bulunulmuş, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/632 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararıyla; hükmün 2. bendinde tescil harici bırakılan ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün yüz ölçümünün yanlış gösterildiği gerekçesiyle hükmün 2. bendindeki "7.474,22" metrekare olarak yazılan bölümün "7.477,22" metrekare olmak üzere hükmün tashihine karar verilmiş, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Dairece; çekişmeli 8676 parsel (yeni 88 83... parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı gerektirici nedenlere, çekişmeli taşınmazı tapu siciline güvenerek kayden temlik suretiyle devralan davalı ... Başkanlığının kötü niyetli olduğunun iddia ve ispat edilemediği, davacı yararına çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre davacının terditli alacak isteğinin yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kadastro sırasında tescil harici taşlık olarak bırakılan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden kurulan hükmün tashihi talebi üzerine verilen ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davacı vekilinin 10.07.2020 havale tarihli dilekçe ile tescil harici taşınmaz bölümüne komşu parsellerin ada ve parsel numaralarının güncelliğini yitirdiğini, yapılan uygulama kadastrosu sonucunda komşu parsellerin ada ve parsel numaralarının değiştiğini belirterek hükmün bu yönden tashihini talep ettiği, davacının taşınmazın yüz ölçümünün düzeltilmesi yönünde bir talebi olmadığı halde talep aşılarak davacı adına tescil edilen taşınmazın yüz ölçümünün artırılması, böylelikle taraflara yüklenen harç ve borçların değiştirilmesi suretiyle hükmün tashihinin isabetsiz olduğu, kadastro sırasında tescil harici taşlık olarak bırakılan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairece reddedilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile, dava konusu 88 83... parsel (eski 8676) sayılı taşınmaz yönünden karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, 87 57... parsel (eskisi 2308 parsel) sayılı taşınmazın kısmen batısında, Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 87 57... parsel (eskisi 2314 parsel) sayılı taşınmazın ise kısmen doğusunda yer alan ve tescil harici olarak tespiti yapılan taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.474,22 m²'lik kısım yönünden; davaya konu yerin öncesinde davacının babasına ait olduğu ve miras paylaşımı ile yerin davacıya geçtiği, davacının 20 yıldan fazla bir süredir taşınmazı kullandığı, davacının kullanımının 10.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, TMK'nın 713. maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesi ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.474,22 m²'lik kısmının tespitinin iptali ve ifrazı ile davacı adına ayrı bir parsel numarası verilerek tesciline karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3295, K. 2026/4591, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3295-e-2026-4591-k-61a45432a727