Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1381 E. 2026/4355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1381
Karar No
2026/4355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1637 E., 2024/1127 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2023/166 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu, Kayseri ili, ... ilçesi, ... köyü 1 34... parsel sayılı 5.653,89 m² yüz ölçümündeki taşınmaz 14.04.19 53... sıra nolu tapu kaydı ve tapu kayıt malikleri arasında yapılan harici taksim nedeniyle ... kızı ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 15.02.2014 tarihinde kayıt maliki ... ...'un vefat ettiği geriye mirasçıları ..., ..., ..., ...'nin kaldığı, dava konusu taşınmazın ilk önce 31.03.2017 tarihinde mirasçılar tarafından davalılardan ...’a satıldığı, daha sonra 08.05.2017 tarihinde diğer davalı ...’a satıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı vekili; davacı ile davalının kardeş olduğunu, mirasbırakanları ... ...’un 1987 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak; ... ..., ... ..., ... ..., davalı ... ... ve davacı ...'un kaldığını, dava konusu 1 34... parsel sayılı taşınmazda tarafların babasının 3/8 payı olmasına rağmen kadastro çalışmalarında hatalı olarak taksim yapıldığı belirtilerek davalı adına tescil edildiğini, daha sonra ... ...’ın vefatından sonra taşınmazın mirasçıları tarafından muvazaalı olarak halalarının oğlu olan davalı ...’a satıldığını, ondan sonrada ...’un akrabası ...’a muvazaalı olarak satıldığını ileri sürerek yolsuz tescil ve muvazaa nedeniyle taşınmazın 3/8'lik payının tapu kaydının iptali ile ... ... mirasçıları adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında ... ... terekesine ... tereke temsilcisi olarak atanmıştır.

Yargılama sırasında asli müdahiller, ... ve ...; davacının babası ile kendi babaları ... ...’un kardeş olduklarını, çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydında kendi paylarının da bulunduğunu belirterek taşınmazın tapudaki pay oranında ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın ... ... mirasçıları tarafından yapılan taksim sonucu davacının kardeşi ... ...’a kaldığını, davacıya da başka taşınmaz kaldığını, hatta davacının kendisine kalan taşınmazı davalıya sattığını, davalının taşınmazı gerçek değeri olan 100.000,00 TL karşılığında ... ... ... satın aldığını, paranın 40.000,00 TL'sinin kredi çekilerek, geri kalan 60.000,00 TL'sinin ... ...’ın hesabına gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, tapu kaydının malikleri arasında tespit gününden önce herhangi bir taksim yapılmadığı, taksim sözleşmesi bulunmadığı, davalı ...'un, tarafların dayısının oğlu olduğu, dosya kapsamındaki genel tanık ve bilirkişi beyanlarına göre davalı ...'un da taraflara uzaktan akrabalık ilişkisi bulunduğu ve taşınmazı satın alırken taşınmazın gerçekte sadece ... ... ve mirasçılarına ait olmadığı, terekeye ait olduğunu iyi bildiği, bu durumu bilerek satın aldığı, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunmadığı ve iyi niyetli üçüncü kişi kurumunun sağladığı faydadan yararlanamayacağı gerekçesiyle Muris ... ... mirasçıları yönünden davanın kabulüne, 1 34... parsel sayılı taşınmazın 3/8 payı oranında tapu kaydının iptali ile mirasçılık belgesinde ki hisseleri oranında muris ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline, asli müdahiller yönünden talep tarihi olan 27.02.2018 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve asli müdahiller vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve asli müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine, ancak davası reddedilen asli müdahiller aleyhine ve davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...’un istinaf başvurusunun bu yönden kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve muris ... ... mirasçıları yönünden davanın kabulüne, asli müdahiller yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı ... lehine 8.723,72 TL vekalet ücretinin asli müdahillerden alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahiller vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - 1- Terekeye temsilci atanmakla davacının davayı takip yetkisi sona erdiğinden ve hükmü temyiz etme hakkı da miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçtiğinden, davacının kararı temyiz etmesine olanak bulunmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, Peşin harç alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden asli müdahillerden; 2.482,26 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1381, K. 2026/4355, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1381-e-2026-4355-k-f78859ff34cc