Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1148 E. 2026/3567 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1148
- Karar No
- 2026/3567
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/497 E., 2023/247 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, yol vasfıyla kamu emlakı niteliğini alan taşınmaz yönünden mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ... ili,...ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan çekişme konusu taşınmaz bölümünün kırk yılı aşkın süredir davacının zilyetliğinde olduğunu, ... tarafından yol açmak suretiyle taşınmaza el atıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine temsilcisi ve ... vekili davanın reddini savunmuş, ...Köyü Tüzel kişiliği ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yol vasfını almadan önce davacının zilyetlik ve tasarrufunda olduğu ve el atma gününden evvel davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; hükme esas fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.874,31 metrekarelik kısmın mülkiyetinin davacı ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından hava fotoğraflarından istifade edilmesi ve ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınması suretiyle taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi, ardından yasal ilanların yapılması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmaz bölümünün davacıya ait 1 10... parselin devamı olduğu ve bir bütün halinde davacı zilyetliğinde bulunduğu, davacının bu bölüm üzerinde iktisaba elverişli ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 26.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A2) ibaresiyle gösterilen 724,48 metrekarelik tescil harici taşınmaz bölümünün mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine hükmedilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacı tarafça zeminde yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün tapuda adına kayıtlı 1 10... parselin devamı olduğu iddiasıyla mülkiyetin tespiti isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları ve taşınmaz mahallinde alınan görüntülere göre ise davacıya ait parsel ile yol arasında mevcut şev nedeniyle yükselti farkı bulunduğu, bu şevin komşu parseller boyunca doğal bir yükselti olarak devam ettiği, yol ile davacıya ait parseli ayırdığı, öte yandan hava fotoğraflarına göre iddiaya konu bölümün en eski tarihli görüntülerde dahi yol olduğunun tespit edildiği, davacının kullanımına tesadüf edilmediği görülmektedir. Kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile bilirkişi kanaatlerine değer verilmesi olanaksızdır. Yukarıda açıklanan olgulara göre, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olduğu ve davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinimine ilişkin koşulların oluştuğuna dair kanaate itibar edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacının zilyetlik iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine ve davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.