Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3328 E. 2026/4927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3328
- Karar No
- 2026/4927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/204 E., 2025/331 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, nüfus kaydındaki doğum tarihi olan 25.03.1972 tarihinin sehven yazıldığını, asıl doğum tarihinin 25.03.1970 olduğunu; Yapraklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.1977 tarih, 1977/87 E. ve 1977/76 K. sayılı kararı ile bu hatanın düzeltildiğini, verilen kararın ilk sigorta tescil tarihinden önce olduğunu, 1977 yılında verilen kararın 2018 yılında kesinleşmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, Kuruma yaptığı başvuruya verilen cevapta yaş tashihi kararının dikkate alınmayacağının bildirildiğini ve tahsis talebinin reddedildiğini belirterek Kurum işleminin iptaline, davacının 25.03.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Yapraklı Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının 03.08.2018 tarihinde kesinleştiğini, davacının ilk kez sigortalı olarak tescilinden çok sonra kesinleşmiş olan yaş tashihine ilişkin kararın verildiği tarihin değil kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiğini, kesinleşme tarihinin ilk sigortalı tescil tarihinden sonra olduğunu, nüfus kaydında davacının yaşının 09.08.2018 tarihinde düzeltildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, "Somut davada; davacının sigorta başlangıç tarihinden önce yaş tashihi talebiyle dava açtığı, davanın kabulüne karar verildiği ancak kararın sigorta başlangıcından sonraki bir tarihte kesinleştiği açık olup 506 sayılı Kanun'un 120. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 57. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği hususu gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne, ...'nın SE-..-205.02.01-.. sayılı 07.06.2022 tarihli yazısının iptali ile davacının yaş tashihi ile düzeltilen doğum tarihi olan 25.03.1970 tarihinin dikkate alınmayarak yaşlılık aylığına hak kazanmadığına yönelik davalı Kurumun yarattığı muarazanın davacının doğum tarihinin 25.03.1970 tarihinin esas alınarak giderilmesine ve davacının 25.03.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.5510 sayılı yasanın 57/2. maddesinde "Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 04.02.1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'lara, 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri esas alınır." hükmüne yer verilerek tashih kararının değil, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan tarihin esas alınacağının açıkça belirtildiğini, 2.İlgili kanun hükümlerinin Anayasa'nın ilgili maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemleri hakkında “Mahkeme kararları ile alınan yaş düzeltmeleri sonucu ortaya çıkan erken emeklilik gibi nedenlerle aktüeryal dengenin bozulması ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülemez bir duruma gelmesine sebep olabileceğinden hareketle..." gerekçesiyle Anayasaya aykırı olmadıkları yönünde karar verildiğini, 3.Kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi gereğince davacının yaş tashihine ilişkin kararın verilmesinin üzerinden 45 yıl gibi bir süre geçtikten sonra emeklilik yaşına ilişkin olarak yapmış olduğu talebin iyi niyet kuralıyla da bağdaşmadığını, 4.Yargıtay 10.HD'nin ve Yargıtay HGK'nın emsal kararlarında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra kesinleşen Mahkeme kararı ile yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağının, bu hallerde Mahkeme kararının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenlerden dolayı kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının Mahkeme kararı ile düzeltilen doğum tarihinin, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında dikkate alınması ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İlk Derece Mahkemesince davacının tahsis talep tarihi olan 25.03.2022 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar vermek gerekirken tahsis talebi itibariyle aylığa hak kazandığına yönelik hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Hükmün (3) no.lu bendinin silinerek yerine "Davacının tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.