Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5806 E. 2025/5030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5806
Karar No
2025/5030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2879 E., 2024/2293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/31 E., 2021/759 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; maliki olduğu dava konusu 9 19... parseldeki 25 nolu bağımsız bölümü satın alırken kullandığı konut kredisi taksitlerini ödeyemeyince taşınmazı satmaya karar verdiğini, taşınmazın 327.500,00 TL’ye davalıya satılması, satış bedelinin 210.000,00 TL’sinin konut kredisinin davalı tarafından ödenerek kapatılması, kalan 117.500,00 TL'nin ise peşin ödenmesi konusunda anlaştıklarını, taşınmaza haciz geleceğini düşündüğü için bir an önce devretme düşüncesiyle davalının satıştan sonra konut kredisini kapatma teklifini kabul ettiğini, satış günü davalının peşin ödemesi gereken 117.500,00 TL’yi ise gün içinde ödeyeceğini belirterek kendisini ikna ettiğini, ancak davalının devirden sonra 117.500,00 TL peşinatı ödemediği gibi konut kredisini de kapatmadığını, kendisini devamlı olarak oyaladığını, davalının zor durumundan faydalanarak hile ile taşınmazın adına tescilini sağladığını, davalının telefonlarına cevap vermemeye başlaması üzerine kandırıldığını kesin olarak anladığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, akit tarihinin üzerinden iki yılı aşkın süre geçtiğini, satış bedelinin bir kısmının nakit ödeneceği bir kısmının ise konut kredisinin kapatılacağı konusunda anlaştıkları iddiasının doğru olmadığını, resmi senedin aksinin ancak yazılı delille ispatlanması gerektiğini, dava konusu taşınmazı ipotekli bir şekilde devraldığını, kredi borcunu ödememesi halinde taşınmazın banka tarafından satılacağını, davacının aleyhine bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından dava konusu taşınmazın satışı karşılığında davalının nakit ödeme yerine geçmek üzere davacıya araç devrettiği, ancak verilen aracın pert çıkması üzerine davacının aracı 24.06.2015 tarihinde davalıya geri devrettiği, davacının aracın pert olduğunu öğrenmesi ve davalıya geri devretmesi ile kandırıldığını öğrendiği ancak 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davayı açmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedelinin ödenmemiş olmasının tek başına tapu kaydının iptali nedeni olamayacağı, davacının satış işlemini bizzat yaptığı, dava konusu taşınmazı iradi olarak davalıya temlik ettiği, satış konusunda davacının iradesinin yanıltılmadığı, uyuşmazlığın satış bedelinden kaynaklandığının anlaşıldığı, Borçlar Kanunu uyarınca satış bedeli ödenmeden alıcıya devredilmişse, alıcının temerrüdü sebebiyle satıcının dönme hakkını kullanarak satılanı geri almasının bu hakkın sözleşmede açıkça saklı tutulmasına bağlı olduğu, somut olayda resmi senette, satış bedeli ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmediği, davacının alacak iddiasının da dinlenme olanağının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin doğru olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince ise davanın temlikte hile olmadığı gerekçesiyle esastan reddedildiğini, ancak davalının hileli davranışları sonucunda davacının taşınmazı devrettiğinin açık olduğunu, davalının konut kredisini devirden sonra kapatacağını, devir günü de 117.500,00 TL’yi ödeyeceğini belirterek davacıyı kandırdığını, uzun süre bedeli ödeyeceği konusunda davacıyı oyaladığını, krediyi kapatmadığı gibi nakit olarak ödemesi gereken bedeli de ödemediğini, taşınmaz karşılığında davacının oğluna pert araç verdiğini, aracı daha sonra iade almasına rağmen yine de satış bedelini ödemediğini, davalı tarafından kandırıldığını, davalının davacıyı ödeme yapacağına inandırarak hileye uğrattığını, kaldı ki davacının bunun dışında sözleşmeden fesih hakkının her zaman mevcut olduğunu ve bedelin ödenmesini ve zararların tazminini isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının 9 19... parseldeki 25 nolu bağımsız bölümü 27.04.2015 tarihinde satış yoluyla davalıya devrettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5806, K. 2025/5030, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5806-e-2025-5030-k-d85cd5dffaa9