Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5768 E. 2025/5138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5768
Karar No
2025/5138
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1203 E., 2024/1358 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/136 E., 2023/182 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve temyiz eden davacı ... ve temyiz edilen asli müdahil ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Av. ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 02... , 1 02... , 1 03... , 1 03... parsel sayılı taşınmazlar ve ... Mahallesinde bulunan 1 25... ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların taraflara ortak murisleri ...'dan intikal ettiğini, taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapıldığı sırada davacıların yurt dışında olduğunu, bu sebeple davacıların taşınmazlardan paylarına düşecek miktarın adlarına tescili için davalı tarafı vekil tayin ettiğini, vekalet anlaşmasına göre taşınmazların davalılar ve bir kısım dava dışı kardeşleri adına tespit ve tescil edileceğini, davacılar yurt dışından döndükten sonra davacıların paylarının davacılara devredileceği konusunda anlaşmış olmalarına rağmen davalı tarafın devir yapmaya yanaşmadığı gibi taşınmazların önemli bir kısmını da kardeşlerden davalı ...'a devrettiklerini, vekalet görevini kötüye kullandıklarını ileri sürerek 1 02... , 1 02... , 1 03... , 1 03... , 1 25... ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. ..., ..., ..., ... vekili 30.11.2022 tarihli dilekçesinde özetle; aynı nedenleri ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunmuş, 1 02... , 1 02... , 1 03... , 1 03... , 1 25... ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarının gerçek dışı olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında müvekkillerinin de yurt dışında ikamet ettiğini, kaldı ki davacıların iddia ettiği gibi herhangi bir vekalet ilişkisinin olmadığını, müvekkili Münür'ün kendi malını kimseden kaçırmak ya da muvazaalı devretmek gibi bir amacının bulunmadığını, diğer müvekkili ...'ün ise taşınmazları piyasa değerini ödeyerek satın aldığını, dava konusu taşınmazlar müvekkili ... adına kayıtlı olmadığından müvekkiline karşı tapu iptali ve tescil davasının ikame edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bütün bunlarla birlikte dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 2005 yılında yapıldığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Mahallesinde bulunan taşınmazlara 07.01.2005 tarihinde kadastronun girdiği ve 28.03.2005 tarihinde kadastro tutanağının kesinleştiği, yine dava konusu ... Mahallesinde bulunan taşınmazlara ise 20.09.2006 tarihinde kadastro girdiği ve 20.11.2006 tarihinde kadastro tutanağının kesinleştiği, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle ... Mahallesi, 1 02... parsel, 1 02... parsel, 1 03... parsel, aynı ilçe ... Mahallesi 1 25... parsel, 1 27... parsel yönünden davalı ...’ın payı olmadığı için pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine, Davalı ...’a yönelik açılan Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 02... parsel, 1 02... parsel, 1 03... parsel, 1 03... parsel, aynı ilçe ... Mahallesi 1 25... parsel, 1 27... parsel yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı ...’a yönelik ... Mahallesi 1 03... parsel yönünden hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1 02... , 1 02... , 1 03... , 1 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin, yapılan ilanlara itiraz edilmemesi üzerine 28.03.2005 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 1 25... ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin de yapılan ilanlara itiraz edilmemesi üzerine 20.11.2006 tarihinde kesinleştiği, iddianın ileri sürülüş biçimine göre eldeki davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği 28.03.20 05... .11.2006 tarihinden davanın açıldığı 06.08.2021 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların mahkeme huzurunda kadastro tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığına dair ikrar beyanlarını içerir ve davayı kabul beyanlarını içerir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/38 Esas ve 2016/208 Karar sayılı kararını sunduklarını, bu dosyada aynı minvalde tarafların kardeşi ... tarafından davalılara karşı aynı davaya konu taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davalıların dava dilekçesini ikrar ile davayı kabul ettiklerini beyan ettikleri ve Mahkemece kadastro tespit tutanağının geçersiz olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verildiğini, bu halde İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, tanık deliline yönelik ise keşif esnasında tanık dinlenmesi icap ederken Mahkemece tanıkların duruşmada dinlenilmesi gerektiği belirtilerek tanıklarının dinlenilmediğini, bilindiği üzere vekalet sözleşmesi ve vekalet ilişkisinin yazılı suretle yapılma zorunluluğu olmayan işlerden olduğunu, buna rağmen davanın sadece vekalet ilişkisine dayalı inanç sözleşmesi kurulması hukuki nedenlerine dayandırılmasının da eksik ve hatalı olduğunu, miras hukukuna ilişkin olan bu davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceği hususunun göz ardı edildiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının verilen kararı hatalı hale getirdiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin ispatı yönünden tanık dinletme talepleri bulunmasına rağmen tanık ve mahalli bilirkişilerin dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazların değerinin fazla hesaplandığına yönelik bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın vekalet görevinin kötüye kullanılmasına yönelik olup zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kadastro sonucu dava konusu Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 02... , 1 02... , 1 03... , 1 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin, yapılan ilanlara itiraz edilmemesi üzerine 28.03.2005 tarihinde kesinleştiği, dava konusu Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 25... ve 1 27... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin de yapılan ilanlara itiraz edilmemesi üzerine 20.11.2006 tarihinde kesinleştiği, iddianın ileri sürülüş biçimine göre eldeki davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği 28.03.20 05... .11.2006 tarihinden davanın açıldığı 06.08.2021 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 40.000.00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5768, K. 2025/5138, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5768-e-2025-5138-k-1b41dc4e1cb3