Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5770 E. 2025/5274 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5770
Karar No
2025/5274
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1407 E., 2024/1439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/23 E., 2018/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava dışı 14 16... parsellerle çevrili dava konusu taşınmazın kadastro sırasında taşlık olarak tescil harici bırakıldığını, ancak taşınmazı uzun yıllardır malik sıfatıyla ekip biçtiğini, ayrıca diğer dava konusu 850 parsel sayılı taşınmazı da harici satış sözleşmesi ile önceki maliklerinden satın aldığı halde kadastro sırasında adına tescil edilmediğini ileri sürerek tescil harici bırakılan taşınmaz ile diğer dava konusu 850 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini istemiş, Mahkemece aşamada 850 parsel sayılı taşınmazın malikleri dahili davalı olarak davaya dahil edilmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine ve dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu 850 parsel sayılı taşınmazı önceki maliklerinden satın aldığı iddiasını dosya kapsamındaki delillere göre ispatlayamadığı, tescil harici bırakılan diğer dava konusu taşınmaz yönünden ise bilirkişi raporlarında 2002 yılına ait hava fotoğraflarında dahi çekişmeli taşınmazda herhangi bir imar-ihya veya kullanımın tespit edilemediği, davacının zilyetlikle kazanım şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre davacının tescil harici bırakılan dava konusu aynı taşınmaz hakkında aynı nedene dayalı olarak Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/49 Esas, 2005/108 Karar sayılı dosyası üzerinden açtığı davanın 09.12.2005 tarihinde reddine karar verildiği, eldeki davanın 2014 yılında açıldığı, kaldı ki eldeki davada alınan bilirkişi raporlarında 2002 yılı hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde kullanım gözükmediğinin anlaşıldığı, diğer dava konusu 850 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro çalışmaları sonucunda 31.12.1993 tarihinde dahili davalılar ve murisleri adına tespit ve tescil edildiği, eldeki davanın ise 05.03.2014 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, yine tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten sonraki tarihe ait satış senedinin de tapu malikleri ile yapılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların davacının uzun yıllardır (30-40 yıl) çekişmeli taşınmazlarda zilyet olduğunu beyan ettiğini, Mahkemece tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının hükme esas alınmamasının doğru olmadığını, bilirkişi raporlarının ve hava fotoğrafı incelemesinin denetime elverişli olmadığını, keşfe jeoloji mühendisi bilirkişinin de götürülmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucunda Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 850 parsel sayılı taşınmaz 31.12.1993 tarihinde dahili davalılar adına tapuya tescil edildiği, yine aynı yıl yapılan kadastro sonucunda diğer dava konusu tapusuz taşınmazın ise taşlık olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5770, K. 2025/5274, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5770-e-2025-5274-k-1dfe78df1180