Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5800 E. 2025/5149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5800
- Karar No
- 2025/5149
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/19 E., 2024/22 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/363 E., 2024/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; kayden maliki olduğu 14 94... parsel 8 nolu bağımsız bölümünün 11.01.2021 tarihinde 360.000,00 TL bedelle davalı ...'a satılması hususunda anlaşmaya varıldığını ve belirtilen tarihte taşınmazın tapuda davalı adına devrinin yapıldığını, devrin yapılmasına rağmen davalının taşınmazın bedelini ödemediğini, bir dönem arkadaşlık ettiği ... İ. isimli kişi ile davalının birlikte hareket ederek kendisini aldatmaları nedeniyle iradesinin sakatlandığını ve taşınmazın bedelini almaksızın devrini yaptığını, ... İ. isimli kişinin pek çok dolandırıcılık suçuna karıştığını ve cezaevinde olduğunu taşınmazın devrinden sonra öğrendiğini, arkadaşına duyduğu güven ile hareket ettiğini, tapu işlemleri sırasında acele ettirilmesi nedeniyle hızlı bir şekilde evrakta ne yazdığını dahi okumasına fırsat verilmeden tapuda satış işlemlerinin tamamlatıldığını, davalı tarafın tapuda işlemlerin yapılacağı esnada parayı temin etmekte sorun yaşadığını, işlemlerin yapılmasından sonra aynı gün hemen taşınmazın bedelini ödeyeceğini, hiç bir sorun olmayacağını belirttiğini, davalının ve bir dönem arkadaşlık yaptığı kişinin güven telkinleri neticesinde hızlı bir şekilde işlemlerin tamamlatıldığını, davalı tarafın son derece profesyonelce ve planlı bir şekilde kendisinde güven sağladığını ve hile ile kasten aldatarak taşınmazın adına devrini sağladığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkilinin hiçbir şekilde dava dilekçesinde belirtildiği gibi ödeme yapacağını belirterek davacıyı oyalamadığını, hayatın olağan akışına göre davacı parasını almadı ise davalıyı telefon ile araması, sattığı taşınmaza gelip müvekkili ile konuşması vb. eylemlerde bulunmasının gerekmekte olduğunu, oysa tapudaki devir işleminden sonra davacının bir daha müvekkili ile görüşmediği gibi arayıp sormadığını, davacının müvekkilinin kendisini oyaladığına dair söylemlerinin dayanaksız ve soyut olduğunu, davacı tarafın dürüstlük kuralına uygun şekilde hareket etmediğini, müvekkilinin dava konusu yeri satın aldıktan sonra ailesi ile birlikte halen konut olarak kullanmakta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 14 94... parselde bulunan 8 nolu bağımsız bölümü davalıya iradi olarak devrettiği, resmi senette bedelin sonradan ödeneceği konusunda bir ihtirazi kayıt ve taraflar arasında bedelin sonradan ödeneceği konusunda bir anlaşma bulunmadığı, sözleşmede bedelin nakden ve tamamen alındığı belirtilmekle davacının tapu iptali ve tescil isteğinde bulunamayacağı, davalı tarafın davacının isteği üzerine satış bedelinin ... İnce isimli şahsa ödendiğini beyan ettiği, bu hususun dosyaya celp edilen ödeme belgeleri ve dinlenen davalı tanıklarının beyanları ile sabit olduğu, bu nedenle alacak talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf Mahkemesince, taraflarınca ileri sürülen hususlara ilişkin hiçbir değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmaksızın, tanık beyanlarına itibar edilmeksizin istinaf başvurularının reddedildiğini, davalının hileli davranışları neticesinde dava konusu taşınmazın devredildiğinin dosya kapsamı ile sübut bulduğunu, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihi itibari ile değerinin 507.952,94 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafından ... İnce hesabına 200.000 TL gönderildiği kabul edilse bile kalan tutar yönünden ödemenin yapıldığına dair hiçbir delil bulunmadığından bu kısım yönünden tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 14 94... parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümün davacı ... adına kayıtlı iken 11.01.2022 tarihli satış işlemi ile davalı ...'e devredildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.