Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3280 E. 2026/359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3280
- Karar No
- 2026/359
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/170 E., 2024/314 K.
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; ... 26. İcra Müdürlüğünün 2019/... takip sayılı dosyası ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, ... 6. İcra Müdürlüğünün 2019/1144 talimat sayılı dosyası ile maliki olduğu dava konusu 13 55... parsel sayılı taşınmazın ... Gayrimenkul’e ihale edildiğini, ihalenin kesinleştirilip taşınmazın davalı Şirket adına tescil edildiğini, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/358 Esas sayılı davası ile ihalenin feshini talep ettiğini, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı Şirketin 20.09.2019 tarihinde taşınmazı davalı ...’a temlik ettiğini, ihale alıcısı ile davalının iş birliği içerisinde bulunduğunu, iyiniyetli olmadığını, taşınmazın kısa aralıkla el değiştirmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, ihale alıcısının zarar ederek taşınmazı davalıya sattığını, davalının da taşınmazı görmeden aldığını, taşınmazda halen kendisinin ikamet ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; aşamada, Mahkemece ihale alıcısının davaya dahil edilmesi için süre verilmesi üzerine 15.09.2020 tarihli dilekçe ile ihale alıcısının davaya dahil edilmesini istemiştir.
Davalı Şirket, taşınmazı kesinleşen ihale ile edindiklerini, sonrasında da 160.000,00 TL bedelle davalı ...’a devrettiklerini, buna ilişkin fatura da kesildiğini, aynı apartmanda taşınmazın muadili dairelerin gezildiğini, sonradan davaya taraf olmasının mümkün bulunmadığını, ihalenin feshine neden olacak olayları bilmelerinin mümkün olmadığını ancak usulsüz satışa neden olan alacaklı ya da ilgililere tazminat davası açılabileceğini; davalı ..., taşınmazı satın aldığı şirketin taşınmazı ne şekilde aldığını bilmediğini, eldeki davada taşınmazın icradan alındığını öğrendiğini, banka aracılığıyla 160.000,00 TL ödeme yaparak taşınmazı satın aldığını, ihalenin feshi davasının 21.09.2019 da açıldığını, kendisinin taşınmazı bir gün öncesinde edindiğini, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi kararının kesinleşmesi ile davalı Şirket yönünden tescilin yolsuz hale geldiği, son kayıt maliki yönünden ise tapudaki satış bedelinin gerçek değerinden düşük olmasının muvazaayı tek başına ispata yeterli bulunmadığı, davalı Şirketin taşınmaz alım-satım işi yapan bir şirket olduğu, taşınmazın kısa süre sonra satılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmazı davalı Şirketten satın alan davalı ...'ın iyiniyetli olmadığı, yolsuz tescili bilen ya da bilebilecek bir kişi olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; emlak alım-satım işi yapan, taşınmazın piyasa fiyatını bilen ve taşınmazın ihaleden önceki maliki olan davacı ...'un telefon numarasına ulaşıp taşınmazı ona kârı ile satmayı teklif eden davalının, taşınmazın adına tescilinden 10 gün sonra 160.000,00 TL'ye taşınmazı satmasının ve alıcının da değerli ve konut niteliğindeki bir taşınmazı ticari amaçlı olsa dahi gezip görmeden satın almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, temlik tarihinde davacı ...'un taşınmazda ikamet ettiği, davalı kayıt maliki ...'un TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli ve davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 13.832,77 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan, 13.832,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı Şirketten alınmasına, Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.