Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2920 E. 2026/256 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2920
- Karar No
- 2026/256
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/774 E., 2024/124 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 36... , 47... parsel sayılı taşınmazlar ... oğlu ... ... adına, 1 36... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... ... adına,1 14... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlar 1/3'er paylı şekilde ... evlatları ... ..., ... ve ... ... adına, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edilmiştir. 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine parsel üzerindeki bir katlı ahşap evin ... oğlu ...'a ait olduğuna dair şerh düşülmüştür.
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ... efendiden intikal ettiğini, terekesinin taksim edilmesine rağmen, daha sonra ...’ın torunları olan davalılar tarafından taksim bozularak davacılar adına tescil edilen taşınmazlar hakkında Kadastro Mahkemesinde dava açıldığını belirterek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
Bir kısım davalılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların aynı kök muristen geldiğini, kadastroda tarafların paylarının aynı olması gerekirken davacı taraf adına fazla pay yazıldığını, bu sebeple kadastro mahkemesinde dava açıldığını,taşınmazlara uzun süredir davalıların zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ...'den intikal ettiği, murisin terekesinin taksim edildiği, yapılan taksim sonucu oluşan kullanımın insan ömrünü aşar nitelikte olduğu ve bu haliyle uzun süreli kullanımın taksime karine teşkil edeceği, davacıların murisleri adına tescili gerçekleştirilen taşınmazların yözülçüm ve sayı olarak davalılar adına tescili gerçekleştirilen yerlerden fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemiyle temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddine karar verilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.