Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/5421 E. 2025/4466 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5421
Karar No
2025/4466
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2023/273 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; mirasbırakanları ...’nun maliki olduğu 1 53... parsel sayılı taşınmazı satış göstermek suretiyle 11.09.2006 tarihinde ...'ya devrettiğini, ... tarafından 29.05.2007 tarihinde dava dışı ...'a devredilen taşınmazın ... tarafından 24.10.2007 tarihinde tekrar ...'ya temlik edildiğini, daha sonra ...'nun taşınmazı davalı ...’a devrettiğini, yapılan satışların muvazaalı ve hileli olduğunu, yine muris ...’ın 1 03... parsel sayılı taşınmazını ise 21.09.2007 tarihli işlem ile ...'ın eşi olan diğer davalı ...'a hileli bir şekilde devrettiğini, tüm yapılan işlemlerin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı olarak gerçekleştirildiğini, alıcıların murise ödedikleri herhangi bir bedel olmadığını, taşınmazları alacak ekonomik güçlerinin de bulunmadığını, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/243 Esas sayılı dosyasında, murisin diğer mirasçıları tarafından açılan davada muvazaanın tespit edildiğini ve tapu iptal-tescile karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar; dava konusu taşınmazların devri hususunda herhangi bir muvazaalı işlem bulunmadığını, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/243 Esas sayılı dosyasında açılan davada ... aleyhine de davanın yöneltildiğini ve ...'nun 07.07.2009 tarihli duruşmada açıkça davayı kabul etmediğini beyan ederek muvazaa olgusunu inkar edip davanın reddini talep ettiğini, şartlar aleyhine değişince muvazaa iddiasına dayanarak dava açma yoluna gitmesinin kötüniyet göstergesi olup hakkın kötüye kullanılması olduğunu, 2009/243 Esas sayılı dosyada tanıkların ortak beyanında davacı ...'nun oğlunun evlendirilmesi için kredi çekilmesi gerektiği ve bu sebeple ............'ya ve davacının eşi ...ya devirlerin gerçekleştiğine ve bu devirler neticesinde kredi çekildiğine ilişkin beyanlar karşısında muvazaa olgusunu kabul etmemekle birlikte, doğrudan iddia edilen muvazaalı işlemin muhataplarından biri olan davacı ...'nun bu yönde on yıl sonra dava açmasının da hakkın kötüye kullanılması olup haksız ve hukuka aykırı olduğunu, şayet bir muvazaa var ise Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/243 Esas ve 2014/127 Karar sayılı dosyasında hükme esas olan tüm olgular ışığında söz konusu devirlerin tamamının ...'nun bilgisi ve faydası dahilinde olduğunun açık olduğunu, yine davacı ...’nun muvazaalı işlemin doğrudan tarafı olduğunu, dava konusu taşınmazın ilk olarak ...ya devrinin yapıldığını, ...nun davacının eşi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 1 53... parsel sayılı taşınmaz yönünden ...'nun muvazaa konusu işlemi en başından beri bildiği ve bu duruma sessiz kaldığı gerekçesiyle anılan taşınmaz yönünden davanın reddine; dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/243 Esas, 2014/127 Karar sayılı dosyasında dava dışı mirasçı tarafından aynı hukuksal sebebe dayanarak dava açıldığı, muvazaa olgusu sabit görülerek davanın kabul edildiği, dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesinleşen Mahkeme kararı ve dinlenen tanık beyanlarına göre yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle bu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.01.2023 tarihli ve 2022/6532 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararı ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi değerden reddedilmiş; öte yandan, dava dışı mirasçılar tarafından açılan 2009/243 Esas sayılı dosyada dava konusu 1 53... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ilk el ...ya yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğu, diğer devir işlemlerinde de temlik alanların TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacakları belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın eldeki temyize konu dava açısından güçlü delil teşkil ettiği, 1 53... parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu 1 03... parsel yönünden karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle dava konusu 1 53... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/243 Esas sayılı davasında ...'nun kesinleşen davanın davalısı olarak muvazaa olmadığı savunması yaptığını, kesinleşmiş bir muvazaa olgusunda davacı ...'nun doğrudan muvazaalı işlemin tarafı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, muvazaa olgusunu kabul etmemekle birlikte, iddia edilen muvazaalı işlemin muhataplarından biri olan davacı ...'nun bu yönde on yıl sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, eğer bir muvazaa var ise Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/243 Esas sayılı dosyasından söz konusu devirlerin tamamının ...'nun bilgisi ve faydası dahilinde olduğunun anlaşıldığını, davacı ...'nin bu davayı açma hakkı bulunmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu muris ...'nun 06.04.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı oğlu ......... davalı oğlu ......., dava dışı eşi ...........le dava dışı çocukları ....., ..., ... ve ...........ın kaldıkları; murisin dava konusu ve temyize konu 1 53... parsel sayılı taşınmazını 11.09.2006 tarihinde satış suretiyle dava dışı gelini ...ya devrettiği, ...'nin ise taşınmazı dava dışı ...'a, ...'un da tekrar ...'ye temlik ettiği, bilahare taşınmazın ... tarafından 17.11.2008 tarihinde satış suretiyle davalı ...'a devredildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 10.796,63 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,

Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın Cihanbeyli 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

14.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/5421, K. 2025/4466, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-5421-e-2025-4466-k-34c03400b7bd