Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5254 E. 2025/13657 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5254
Karar No
2025/13657
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/147 E., 2023/561 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/485 E., 2022/225 K.

Taraflar arasındaki davalı gerçek kişinin davacı şirket çalışanı olmadığının tespiti ve tespite bağlı olarak tahakkuk eden prim borcunun ferileriyle birlikte iptali, davacı şirketin borcu olmadığının tespiti ile davacı tarafından ödenen fark primlerin iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Yol Kenarı Denetleme İstasyonu ekiplerince yapılan denetleme sonucu V... Kimyasal İnş. Ltd.Şti.'nin uzun süreli olarak kiraya verilmiş olan şirkete ait 07... plakalı araç şoförü ...’in davacı şirket .... A.Ş.'nin çalışanı olduğuna dair tutulan tutanağa istinaden davacıya sigortasız personel çalıştırdıklarına dair para cezası kesildiği ve Kurum tarafından re’sen prim borcu tahakkuk ettirildiği, idari para cezası ve prim borcunun davacı tarafından Kuruma ödendiği, Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcuna itiraz edildiği, itirazın Burdur İl Müdürlüğü prim tahakkuk itiraz komisyonu tarafından incelendiği cevaben davacı şirket ile ... Yapı şirketi arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi ile ilgili müdürlüğe yapılmış herhangi bir bildirim bulunmadığı, iki firma arasında sözleşme noter olaylı bir sözleşme olmayıp günümüz teknolojisiyle geriye dönük her zaman tanzim edilip verilebilecek bir belge niteliği taşımadığı belirtilene yapılan itirazı reddedildiği, bu gerekçenin hukuk kuralları ile bağdaşmayan bir gerekçe olduğu, borçlar kanununa göre araç kiralama sözleşmesinde şekil şartı bulunmadığı hele ki noter onaylı olma zorunluluğunun hiç bulunmadığı, davacı şirkete ait 07... plakalı araç ... şirketine 15.04.2016 tarihli sözleşme ile uzun süreli kiraya verildiği, söz konusu sözleşme konusunun sadece araç kiralama olup davacı şirketin sadece araçların bir bedel karşılığında kiraya verilmek üzere teslimi hususunda borç altına girdiği, kiraya verdiği araçları kullanması için bir şoför temin etme davacı şirkete ait olmadığı, aracı kullanan ...'in SGK'nın tespit tarihinde sigortasız bir personel olmadığı, bir kişinin iki ayrı yerde tam gün sigortalı olamayacağı bu nedenle kesilen para cezasının hukuka aykırı olduğu gibi davacı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen primlerinde yasaya aykırı olduğu iddiasıyla ...’in davacı şirket çalışanı olmadığının tespitine, Kurumun şirket aleyhine re’sen yaptığı hizmet ilişkisini ve hizmet tespitinin iptaline, ... lehine davacı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen prim borcunun fer’ileriyle birlikte iptaline, yatırılmış olan prim ve ferilerine ilişkin ödemelerin faiziyle iadesine, ... için davacı şirketin Kuruma borcu olmadığının tespitine, Kurum tarafından teşviklerin iptali nedeniyle davacı şirketten tahsil edilen 889,11 TL nin faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk itirazlarda bulunarak davacı şirket hakkında ... Servisinin 27.03.2017 günlü yazısına ...'in 17.10.2016 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmediğinin tespit edildiği bunun üzerine belgelerin işverenden istendiği, işverence 1 aylık yasal sürede verilemesi üzerine idari para cezası ve prim borcu tahakkuk ettirildiği, 16.11.2017'de tebliğ edildiği işverenin 12.12.2017'de idari para cezasına itiraz ettiği 09.02.2018 günlü kararın itirazın komisyonca reddedildiği, işlemlerin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davanın kabulüne ...'in davacı şirket çalışanı olmadığının tespiti ile, tespite bağlı olarak tahakkuk eden prim borcunun ferileriyle birlikte iptaline, ... yönünden davacı şirketin borcu olmadığının tespiti ile, davacı tarafından ödenen 889,11 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya iadesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek Kurum işleminin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı gerçek kişinin davacı şirket çalışanı olmadığının tespiti ve tespite bağlı olarak tahakkuk eden prim borcunun ferileriyle birlikte iptali, davacı şirketin borcu olmadığının tespiti ile davacı tarafından ödenen fark primlerin iadesine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5254, K. 2025/13657, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5254-e-2025-13657-k-1d6ac77db371