Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3366 E. 2024/6811 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Terkin

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3366
Karar No
2024/6811
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Terkin

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2022/208 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2017/2839 Esas, 2021/393 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Mahkemenin 2006/75 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, dava konusu eski 1808 (yeni 141 ada 2) parsel sayılı taşınmazın Bolaman - Ordu Devlet Karayolunun yol, inşaat ve emniyet sahası içerisinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verildiğini buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın özel mülkiyete konu edildiğini ileri sürerek taşınmazın nizalı bölümünün tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı İdarenin eski kamulaştırma sınırlarına bir itirazının bulunmadığını ve davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

2. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. 3. Davalılar ... ile ... 07.10.2013 tarihli duruşmada; açılan davaya bir itirazlarının bulunmadığını, davacının ihmali nedeniyle eski ilamın infaz edilmediğini beyan etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Ordu Kadastro Mahkemesinin 08.11.2012 tarihli ve 2012/169 Esas, 2012/103 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre davanın uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olmayıp mülkiyete ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, dava konusu yeni 141 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, 22.05.2013 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2014 tarihli ve 2013/195 Esas, 2014/104 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kök 212 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, 212 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma nedeniyle Mahkemenin 2004/261 Esas ve 2006/75 Esas sayılı dosyalarında yapılan yargılama sonucunda verilen kararlara istinaden 5 parçaya ifraz edildiği, bu durumda elde infazı gereken bir karar bulunmadığı ve davacının da eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2017/2839 Esas, 2021/393 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinin içeriğine göre davacının iddiasının mülkiyete mi yoksa uygulama kadastrosu sırasında ortaya çıkan nedenlere mi dayandığı noktasında belirsizlik bulunduğu, ne var ki davacı tarafa, talebinin uygulama kadastrosuna mı yoksa mülkiyete yönelik mi olduğu açıklattırmadığı gibi mahallinde keşif de yapılmadığı belirtilerek Mahkemece öncelikle, davacının iddiasının mülkiyete mi yoksa uygulama kadastrosu sırasında ortaya çıkan nedenlere mi dayandığı hususunda davacıdan izahat alınması, davacının iddiasının uygulama kadastrosu sırasında ortaya çıkan nedenlere dayandığının anlaşılması halinde dosyada bulunmayan tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri, taşınmazın tesis kadastrosundan sonra kamulaştırmaya konu edildiği anlaşıldığından kamulaştırma işlemine ilişkin ifraz haritaları ile diğer tüm bilgi ve belgeler ve komşu parsellere ait tesis ve uygulama kadastrosu tutanak örnekleri ve varsa dayanakları celbedilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması, bu yolla taşınmazların sınır ve yüz ölçümlerine ilişkin olarak uygulama kadastrosu sırasında bir hata yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/131 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararıyla; davalıların davayı kabul ettikleri, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonucu aldırılan raporlardan taşınmazın kamulaştırmaya konu edilen kısımlarının tespit ettirildiği ve kadastro çalışmaları sırasında yapılan hatanın düzeltilmesi yönündeki talebin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 142 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 22.02.2022 tarihli teknik bilirkişi raporu ve ek-1 nolu krokide (B) harfi ile gösterilen 2.878,44 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı kurum adına yol olarak terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın çekişmeli bölümüne yönelik olarak davanın kabul edildiğini ancak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.

1. Uygulama kadastrosu sırasında 212 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 1808 parsel sayılı 5.959,60 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, 141 ada 2 parsel numarasıyla ve 8.834,49 metrekare yüz ölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Bilindiği üzere, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Hükme esas alınan teknik bilirkişi raporu ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfasından yapılan incelemede, dava konusu 141 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında ifrazıyla 141 ada 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın ifraz edildiği gözardı edilerek infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hal böyle olunca, Mahkemece teknik bilirkişiden ek rapor aldırılarak, nizalı taşınmaz bölümünün ifrazen oluşan hangi taşınmaz içerisinde kaldığı belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar Mahkemece "Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/9550 Esas, 2020/274 Karar sayılı kararı doğrultusunda davacı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş ise de, söz konusu kararın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine, eldeki davanın ise mülkiyete ilişkin olduğu, bu durumda davalıların Mahkemece dava konusu taşınmaz başında keşif yapılıp taşınmazın nizalı bölümünün yeri ve yüz ölçümü henüz belirlenmeden davayı kabul ettiği de gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 312. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3366, K. 2024/6811, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3366-e-2024-6811-k-3a38854c4225