Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5312 E. 2024/13654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5312
Karar No
2024/13654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/273 E., 2021/338 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşma istemsiz olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen gün ve saatte gelen davalı ... vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.12.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı başkanlıkta oda genel sekreteri ve muhasebecesi olan ...'ın odanın toplanan paraların bir kısmını davacı hesabına yatırmadığını, 2001-2008 yıllarını kapsayan dönemde 324.373,50 TL'yi oda kasa hesabında göstermeyip zimmetine geçirdiğini ve toplam 330.007,44 TL'lik zarar meydana geldiğini, davalıların davacı başkanlığın yetkilileri ve sorumluları olmalarından dolayı bu zarardan ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/105 Esas, 2010/98 Karar sayılı dosyası ile dava dışı ...'ın zimmet; davalıların ise denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçundan ceza aldığını, bu nedenle 233.774,50 TL'lik alacaklarının 2.252,00 TL'sinin 01.11.2001 tarihinden, 3.038,50 TL'sinin 01.08.2002 tarihinden, 20.081,00 TL'sinin 01.01.2004 tarihinden, 29.729,00 TL'sinin 01.01.2005 tarihinden, 69.642,00 TL'sinin 01.01.2006 tarihinden, 105858,00 TL'sinin 01.01.2007 tarihinden 3.174,00 TL'sinin 31.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den; 96.232,94 TL'lik alacaklarının ise; 57.658,00 TL'sinin 01.01.2008 tarihinden, 32.941,00 TL'sinin 21.11.2008 tarihinden ve 5.633,94 TL'sinin 24.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ...'den tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı hakkında Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/105 esas sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, denetim görevinin ihmal edilmediğini, davaya konu olayın denetimlerde tespit edilemediğini, uzman denetmenlerin bile tespit edemediği bir durumu davalının tespit etmesinin mümkün olamayacağını, asıl sorumlunun ... olduğunu, davalının para tahsil etme gibi bir görevi ve yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle zimmetine para geçirme gibi bir şansının olmadığını, sadece kasaya alınan paraların denetimini yapmakla görevli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ceza davsında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını, kendisinin görevinin kasaya aktarılan paraların denetimlerini yapmak olduğunu, asıl fail tarafından kasaya para aktarılmadığı için bu denetimlerin yapılabilmesinin mümkün olmadığını, ...'in tüm işleri kendisinin yaptığını hem teftiş aşamasında hem savcılık ve sorgu aşamasında açıkça beyan ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2015/519 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 330.007,44 TL görevi ihmal nedeniyle haksız fiil sonucu alacağın davalı ...'nin 233.774,50 TL'sinden, davalı ...'ün 96.232,94 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere (233,774,50 TL yönünden davalı ... açısından 233.774,50 TL alacağın 2.252,00 TL'sinin 01.11.2001 tarihinden, 3038,50 TL'sinin 01.08.2002 tarihinden, 20.081,00 TL'sinin 01.01.2004 tarihinden, 29.729,00 TL'sinin 01.01.2005 tarihinden, 69.642,00 TL'sinin 01.01.2006 tarihinden, 105.858,00 TL'sinin 01.01.2007 tarihinden, 3174,00 TL'sinin 31.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) (96.232,94 TL yönünden davalı ... açısından 57.658,00 TL'sinin 01.01.2008 tarihinden, 32.941,00 TL'sinin 21.11.2008 tarihinden ve 5.633,94 TL'sinin 24.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan eksik yevmiye kaydının yapıldığı günü takip eden gün faiz başlangıç günü kabul edilerek zimmete geçirilen tarihlerden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline, davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.09.2029 tarihli ve 2017/1106 Esas, 2019/4078 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosya kapsamından davalıların denetim görevlerini ihmal etmek suretiyle davacıyı zarara uğrattıkları sabitse de; zimmet eylemini gerçekleştiren asli failin dava dışı genel sekreter vekili ve muhasebeci ... olması, davalıların sorumluluğuna gidilmesinin nedeninin, denetim görevini ihmal olduğu, olayın meydana geliş şekli ve zaman aralığı, davalıların eylemlerinden menfaat temin etmemiş olmaları göz önüne alınarak 818 sayılı BK’nın 43. ve 44. maddeleri (6098 sayılı TBK’nın 51. ve 52. maddeleri) gereğince uygun bir indirim yapılması gerekirken, mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin istemin tamamına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Karar bu nedenle bozulmalıdır... ve ... davalılar yanında dava dışı ...’ın da aynı zimmet eylemi nedeniyle tazminata hükmedilmesi ve davacının talebi de dikkate alınarak, dava dışı ... ile davalıların, zarardan müteselsil sorumlulukları bulunduğundan, (davalılar yönünden sorumlu tutulacakları miktarlarla sınırlı olmak kaydıyla) çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açmayacak biçimde hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır ..." gerekçesiyle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazları reddedilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Daire kararına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme talep edilmişse de Dairenin 01.07.2020 tarihli ve 2019/3414 Esas, 2020/2443 Karar sayılı ilamıyla talebin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; %30 hakkaniyet indirimi uygulanarak kararda belirlenen miktarlarla sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 330.007,44 TL görevi ihmal nedeniyle haksız fiil sonucu alacağa %30 hakkaniyet indirimi uygulanarak davalı ...'nin 163.642,15 TL'sinden, davalı ...'ün 67.363,058 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere (163.642,15 TL yönünden davalı ... açısından 163.642,15 TL alacağın 1.576,40 TL'sinin 01.11.2001 tarihinden, 2.126,50 TL'sinin 01.08.2002 tarihinden, 14.056,70 TL'sinin 01.01.2004 tarihinden, 20.810,30 TL'sinin 01.01.2005 tarihinden, 48.749,40 TL'sinin 01.01.2006 tarihinden, 74.100,60 TL'sinin 01.01.2007 tarihinden, 2221,8 TL'sinin 31.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ) - (67.363,058 TLyönünden davalı ... açısından 67.363,58 TL alacağın 40.360,6 TL'sinin 01.01.2008 tarihinden, 23.058,7 TL'sinin 21.11.2008 tarihinden ve 3.943,758 TL'sinin 24.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan eksik yevmiye kaydının yapıldığı günü takip eden gün faiz başlangıç günü kabul edilerek zimmete geçirilen tarihlerden itibaren yasal faiz işletilerek tahsiline, davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,(Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/85 Esas sayılı dosyasında dava dışı ... aleyhine hükmedilen 330.007,44 TL alacak ve 90.838,30 TL yasal faiz olmak üzere toplam 420.845,74 TL yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kurum zararının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, dava dışı ... ile fiil ve fikir birlikteliği içerisinde hareket eden davalılarca kurumun zarara uğratıldığını, hakkaniyet indirimi yapılamayacağını, yapılsa dahi indirim oranının yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının başkan olarak denetim ve inceleme görevi bulunmadığını, hakkaniyet indiriminin düşük olduğunu, diğer davalı ...'ün başkanlığı döneminde meydana gelen davacı kurumun uğradığı iddia edilen zarar olan 67.363,058 TL'den, hüküm kısmında geçen "müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere" cümlesinden sanki davalı ...'nin de bu bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gibi anlama gelebilecek şekilde oluşturulan hüküm nedeniyle infazında tereddüt bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların oda başkanı oldukları dönemde, davacı ...'nın zarara uğratılması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalıların denetim görevini ihmal etmek suretiyle davacıyı zarara uğrattıkları sabitse de; zimmet eylemini gerçekleştiren asli failin dava dışı genel sekreter vekili ve muhasebeci ... olması, davalıların sorumluluğuna gidilmesinin nedeninin, denetim görevini ihmal olduğu, olayın meydana geliş şekli ve zaman aralığı, davalının eyleminden menfaat temin etmemiş olması göz önüne alındığında 818 sayılı BK’nın 43.maddesi (6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi) gereğince mahkemece yapılan %30 hakkaniyet indirimi dosya kapsamı ve oluşa göre az olmuştur. Daha yüksek oranda hakkaniyet indirimi uygulanmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3.6100 sayılı HMK'nın "Hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesi 2.fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut davada, davacı vekili dava dilekçesinde her bir davalının sorumlu olduğu dönem ve zarar miktarını ayrıca belirterek davalıların kusurları oranında zararın tahsilini talep ettiği halde mahkemece, infazda tereddüt oluşturacak şekilde davalıların oluşan zararın tamamından müşterek müteselsilen sorumlu olduğu sonucunu doğuracak biçimde hüküm oluşturulması da doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek davalı ... iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5312, K. 2024/13654, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5312-e-2024-13654-k-7513d63a1e43