Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14720 E. 2024/13222 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14720
Karar No
2024/13222
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/721 Değişik İş, 2022/721 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tescilsiz ve ruhsatsız motosiklet sürücüsü ...'ın kullandığı motosiklet ile 11.05.2020 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı tarafından 15.10.2021 tarihinde 9.173,00 TL ödeme yapılmış ise de bu ödemenin eksik olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 80.819,16 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının tek bir dosyadan tüm alacakları için başvuruda bulunma imkanı varken ayrı ayrı başvurular yapmış olmasının usul ekonomisine ve dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, tescilsiz motosikletin karışmış olduğu kazada davalı kurumun sorumluluğu bulunmadığından başvurunun husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının tahkim başvurusundan önce davalı kuruma gerekli tüm evraklar ile başvuru yapma şartını yerine getirmediğini, davalının bakiye tazminat sorumluluğu bulunmadığını, yapılan başvuru dosyası sonrası açılan hasar dosyası altında hazırlanan aktüeryal rapor sonucuna göre TRH 2010 Yaşam Tablosuna, %1,8 teknik faiz, %1 maluliyet oranı ve sigortasız araç sürücüsünün %100 kusur oranına istinaden 11.466,33 TL tazminat hesaplandığını ve 15.10.2021 tarihinde başvuran adına 9.173,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ilgili ödemede başvuranın ehliyetsiz sürücünün yanında yolculuk ediyor olması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi uygulandığını, yapılan ödeme ile davalı kurumun sorumluluğunun sona erdiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun güncel rapor alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 64.655,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.10.2021 tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm bulunduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, tescilsiz motosikletin karışmış olduğu kazada davalının sorumluluğu bulunmadığından başvurunun husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kazaya karışan tescilsiz motosikletin Karayolları Trafik Kanunu'nda tanımlanan motosiklet kavramına uyup uymadığının aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu olan araçlardan olup olmadığının başvuran tarafından ispatlanması gerektiğini, kazaya sebebiyet veren tescilsiz aracın türü araştırılmadan hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aldığı maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranının olması gerekenden fazla olup hükme esas alınamayacağını, dosyada bulunan mevcut rapor mevzuata uygun olmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun güncel rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, hesaplama tarihindeki verilere göre %1 maluliyet oranı ve TRH 2010 Yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama sonucunda %20 müterafik kusur ve %20 hatır indirimi yapılması durumunda tespit edilecek tazminat tutarı ile davacıya davalı tarafından ödenen tazminat arasında açık nispetsizlik bulunmadığı görüleceğinden davanın reddi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, olayda davalıya yapılan müracaat usule uygun olmayıp davalı temerrüde düşmediğinden davacının faiz isteme hakkının doğmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı 11.05.2020 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesinde motorlu bisikletin azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü geçmeyen motorlu taşıt olduğu, aynı Kanun 103. maddesinde ise motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu düzenlenmiştir. Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, davaya konu davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin, 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki tanıma uyan 50 santimetreküp ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, Kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Somut olayda davalı ..., davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tescilsiz olup Mondial marka olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında başkaca hiçbir bilgi olmadığından aracın trafik sigortası yaptırılması zorunlu araçlardan olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; tescilsiz araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın tescile tabi trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 santimetreküpün üzerinde, trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...'nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, aracın niteliği konusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.05.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3. maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; hükme esas alınan Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 08.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının 19.02.2021 tarihli muayene verilerinin incelendiği, yeniden muayenesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 08.09.2021 tarihli rapora dayanak muayene tarihi olan 19.02.2021 tarihi arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Dosyada bulunan ifadelere göre davacı ve sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14720, K. 2024/13222, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14720-e-2024-13222-k-d30187ee9b58