Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3266 E. 2024/6189 K. – Tapu Kaydındaki
Konu: Tapu Kaydındaki Şerhin Terkini
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3266
- Karar No
- 2024/6189
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu Kaydındaki Şerhin Terkini
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/591 E., 2021/1380 K.. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/508 E., 2020/310 K. Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının paydaş olduğu .... köyü 122618 ada 28 parsel ile Hazine adına kayıtlı ... köyü 1414 parselin tapu kütüklerine 2.188,90 m2'lik kısmının mükerrer olduğuna ilişkin belirtme konulduğunu, davacının paydaş olduğu taşınmazın tapu kaydının tapulama sonucunda 01.02.1954 tarihinde oluştuğunu, Hazinenin malik olduğu taşınmazın idari yoldan 11.03.2003 tarihinde oluştuğunu belirterek çekişmeli taşınmazda, 1414 parsele ait tapu kaydının mükerrer kayıt niteliği taşıyan 2.188,90 m2'lik kısmının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01.12.2020 tarihli celsede harcı yatırılmak suretiyle talebini, çekişmeli taşınmazdaki beyanın terkini olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın yersiz olduğunu, dava konusu 1414 parsel sayılı taşınmaz 82.333 m2 yüz ölçümlü iken aynı köy 381 parsele 19.327 m2, 382 parsele 816 m2, 1417 parsele 9.163 m2, ... köyü 1622 sayılı parsele 2.188 m2 ve 1623 parsele 25 m2 binmeli olan kısımların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca düzeltilmesi suretiyle taşınmazdaki mükerrerliğin giderilerek kalan 50.994,00 m2'nin Hazine adına tesciline muvafakat edildiğini, dava konusu parsellerde mükerrerlik giderildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarih 2016/487 Esas, 2017/384 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından çekişmeli taşınmazda 1414 nolu parsele ait tapu kaydının mükerrer kayıt niteliği taşıyan 2.188,90 m2'lik kısmının iptali istenmiş ise de bilirkişi raporuna göre yanlışlığın 28.03.2008 tarihinde yapılan 41 madde düzeltmesi ile düzeltildiği, 3402 sayılı K.K. 22/A maddesine göre yapılan yenileme çalışması sonrasında mükerrerliğin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarih ve 2019/1131 Esas -2019/1513 Karar sayılı kararı ile; " mahallinde, 3 kişilik harita mühendisi bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılması, alınacak fen bilirkişi raporunda, Hazine adına ihdasen tescil edilen 1414 parsel sayılı taşınmazın, davacı taşınmazı ile mükerrerliğin nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, davacı parseli ile ilgili olarak tesis kadastrosundan sonra yapılan ifraz işlemlerinde bir hataya yol açılıp açılmadığı, Hazine adına kayıtlı 1414 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine göre yapılan düzeltme işleminin hangi tarihte yapıldığı, Kadastro Kanunu'nun 22/A. maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında düzeltme işleminin niçin nazara alınmadığı gibi hususların bilimsel yöntemlerle ve denetime elverişli olacak şekilde açıklanması” gerektiği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait olan ... Mahallesinde bulunan 122618 ada 28 parsel (eski 1623 parsel) sayılı taşınmaz ile davalı Hazineye ait olan .... Mahallesinde bulunan 1414 parsel sayılı taşınmaz arasında mükerrerlik olmamasına rağmen, 1414 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında mükerrerlik olduğuna yönelik şerh bulunması ve davacının ıslah ile tapu kaydının iptalini değil beyanın terkinini talep etmesi ve bu talepte davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara ili, .... ilçesi, ..... Mahallesi 1414 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan “iş bu parselin 2188,90 m²'lik kısmı gerder 1622 nolu parsele ve” şeklindeki beyanın tapu kaydından terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu 1414 parsel sayılı taşınmazın mükerrer kısımlarının 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereği yapılan düzeltme işlemi sonucunda düzeltildiğini,1414 parsel sayılı taşınmazın 50.993,47 metrekare olarak tescil edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini öne sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Hazine adına kayıtlı 1414 parselle ilgili olarak, 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesi kapsamında 28.03.2008 tarihinde yapılan düzeltme işlemi ile davacıya ait eski 800 parsele olan mükerrerliğin düzeltildiği, 2016 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Hazineye ait 1414 parsel sayılı taşınmazın 28.03.2008 tarihli düzeltme işlemi sonucunda oluşan yüz ölçümünün ve haritasının esas alındığı, mükerrerliğin giderilmiş olmasına rağmen Hazineye ait 1414 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davacı parseli ile mükerrer olduğuna ilişkin şerh verilmesinin usulsüz olduğu, bu nedenlerden ötürü, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20 ve 41. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi. 3. Değerlendirme Ankara ili, ... ilçesi, .... köyünde 1954 yapılan kadastro çalışmalarında 800 parsel sayılı 32.800 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle belgesizden Hasan Kösem adına tespit ve tescil edilmiş, 1999 yılında kamulaştırma nedeniyle ifrazen taksim sonucu 1622 ve 1623 nolu parsellere ayrılmış, 2016 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sonucu 1622 nolu parsel 122618 ada 28 parsel numarasını alarak ve 32.797,89 m2 yüz ölçümlü olarak tapuya tescil edilmiş; 22.06.2016 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine 2.188,90 m2'lik kısmının 1414 nolu parsel ile mükerrer olduğuna dair şerh konulmuştur. Ankara ili, .... ilçesi, ...(...) köyünde bulunan ve tespit harici bırakılan 82.333 m2'lik alan 2003 yılında ihdasen oluşan tapu kaydı nedeniyle 1414 nolu parsel olarak ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş, daha sonra 2008 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereği yapılan düzeltme sonucu yüz ölçümü 50.994,00 m2 olarak düzeltilmiş, 22.06.2016 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine 2.188,90 m2'lik kısmının 1622 nolu parsel ile mükerrer olduğuna dair şerh konulmuştur. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin J bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.