Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/2972 E. 2024/6192 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2972
- Karar No
- 2024/6192
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1535 E., 2023/32 K. HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/772 E., 2022/119 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I DAVA Davacı dava dilekçesinde; .... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 461 ada 15 parsel sayılı taşınmazın annesi ...’den kalmasına ve Şehri'nin kendisi ve ... adında 2 mirasçısı bulunmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucu hatalı olarak taşınmazın babası ...’den kaldığı ve mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu anne ayrı üvey kardeşi davalıya isabet ettiği belirtilip davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın kendi miras payı oranında tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.2020 tarih 2019/12 Esas, 2020/598 Karar sayılı kararı ile, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2021 tarih, 2019/212 Esas, 2020/598 Karar sayılı kararı ile; "çekişmeli taşınmazda hisseli şekilde tapu maliki olan....,...,...,ve ...'i davaya dahil etmesi için davacı tarafa yöntemine uygun şekilde süre ve imkan tanınması, bu yolla taraf koşulu sağlanması, davalıların ... mirasçıları olup olmadığı değerlendirilerek davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği" belirtilerek istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, dava konusu taşınmazda miras hissesinin bulunduğunu belirterek miras payı oranında iptal ve tescil talep ettiği, taşınmazın adına tespit gördüğü davalıların bir kısmının terekeye göre 3. kişi konumunda olduğu, dosya kapsamında bulunan veraset ilamından murisin davacı dışında mirasçılarının bulunduğu, davacının taksim iddiasında bulunmadığı, tereke adına dava açmadığı, kendi hissesi oranında iptal ve tescil talebinde bulunduğu, Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı davanın diğer mirasçıların paylarını kapsamadığı ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK'nın 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı, davacının böyle bir dava açma yetkisinin ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın esası incelenmeksizin hüküm verildiğini, miras şirketine temsilci atanması için taraflarına süre verilmesi ve terekeye temsilci atanmasına kadar dosyanın bekletici mesele yapılması gerekmesine rağmen Yerel Mahkemenin ret kararı vermesinin usulen hatalı olduğunu, hüküm mahkemesinde davanın görülmesi sırasında, taraflardan birince bir usul kuralının yanlış uygulandığını ispat edecek derecede itiraz edildiği halde, mahkemenin bu itirazı incelememiş olmasının mutlak bir temyiz nedeni olduğunu, ayrıca raporlardaki çelişki giderilmeden ve taraflar istediği halde keşif yapılmadan karar verildiğini, eksik inceleme ve araştırmayla esas hakkında hüküm kurulduğunu, yetersiz keşfe ve bilirkişi raporuna dayanıldığını, her ne kadar Mahkemece dava konusu üzerinde keşif yapılmış ve bu keşfe istinaden düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak hüküm kurulmuş ise de yapılan keşfin yetersiz kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı olan tapu kayıt maliklerinden ..., ..., ... ve ...'un muris ... mirasçısı olmadığı, bu durumda davacı ile çekişmeli taşınmazın tapu kayıt maliki olan davalılar ..., ..., ... ve ...'un, miras bırakan ... terekesi yönünden birbirlerine karşı 3. kişi durumunda bulunduğu, terekeye dahil bir taşınmaz için murisin mirasçılarından birinin tek başına 3. kişi olan davalılara ait tapu kaydının miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açamayacağından davacının bu davada anılan davalılar yönünden aktif husumeti olmadığı, davalı ... yönünden ise muris ... mirasçısı olmasına rağmen çekişmeli taşınmazda miras payından az olacak şekilde payının bulunması nedeni ile miras payından az pay sahibi olan davalıdan pay talebinde bulunulamayacağından nihai olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesindeki talebinin tekrarı ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6, 640, 701 ve 702. maddeleri. 3. Değerlendirme Ordu ili, ..... ilçesi, .... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında 461 ada 15 parsel sayılı 3.144,31 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/8 er pay ...,...,...,, ... adına, 4/8 pay davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.