Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9103 E. 2023/12481 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9103
Karar No
2023/12481
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2572 E., 2023/856 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2019/177 E., 2022/361 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının 1987 yılından bu yana 5510 sayılı Yasa kapsamında çalışan eski bir sigortalı olduğunu, 20.07.1993 tarihinden itibaren ayakkabıcılık işi ile uğraşan davalı işveren ...'a ait 20214, 21293 ve 1104368 sicil nolu işyerlerinde tezgahtar olarak 4/1-a kapsamında sigortalı olarak çalıştığını, bu çalışmalarının kesintisiz ve sürekli olarak 2003 yılına kadar sürdüğünü, davacının davalıya ait işyerlerinde her ay tam gün çalışmasına rağmen işveren tarafından bu çalışmalarının eksik gösterildiğini, iş hayatında büyük bir özveri ile ve İş Kanununda düzenlenen günlük çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışmış olduğu halde tüm bu iyi niyetlerine karşılık olarak davalı işverenin sigortasını tam olarak göstermediğini belirterek davacının davalıya ait işyerlerindeki eksik gösterilen çalışma günlerinin tespiti ile 20.07.1993-01.03.2003 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak 506 sayılı Kanun kapsamında ayda 30 gün olacak şekilde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen çalışma süresinin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i Müdahil Kurum vekili davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "... davacının işe giriş bildirgelerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş olması, dava konusu tarihler arasında kesintisiz şekilde çalıştığını gösterir yazılı belge ibraz edilmemiş olması, davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışan kişiler olmaması ve davalı tanıkları tarafından davacının aralıklı şekilde çalışıldığının beyan edilmesi ile her ne kadar davacı tarafından bildirilen komşu işyeri tanıklarından ..., ..., ..., ... tarafından davacının haftada 7 gün çalışıldığı beyan edilmiş ise de tanıkların davacının dava konusu tarihlerdeki çalışma düzenini sürekli ve düzenli olarak bilebilecek çalışma niteliğine sahip tanıklar olmadıkları, komşu işyeri çalışanı olup olmadıklarına dair yapılan araştırmalarda değişen tarihlerde değişen işyeri adresleri nedeniyle komşu işyeri tanığı konumunda oldukları ve olmadıkları dönemler bulunduğu, Mahkemece resen tespit edilen komşu işyeri sahipleri ve çalışanları tarafından davacının tanınmadığı ya da tanıyanlar tarafından çalışma düzenini ispata elverişli şekilde beyan eden olmadığı, bu haliyle diğer tanık beyanlarının da desteklenmediği anlaşıldığından Mahkemece resen tespit edilen tanık beyanlarına üstünlük tanınmış, davacı tarafından 07.02.2022 tarihli beyan dilekçesiyle komşu işyeri tanığı olduğu iddia edilen tanıklar bildirilmiş ise de yargılama süreci dikkate alındığında tanıkların var olduklarının iddia edildiği aşama, yargılama sürecinde yaptırılan komşu işyeri araştırmalarında tespit edilememiş olmaları, tanıklar adına kayıtlı ... işveren kaydı olmadığı, tanıkların dava konusu dönemi kapsar ticari faaliyetten kaynaklı vergi kaydı olmadığı ve kolluk araştırmasına göre davalı işyeri adreslerine komşu işyeri konumunda olmadıkları dikkate alındığında beyanlarına itibar edilmemiş, davacının aile nüfus kaydına göre 08.05.1996 tarihinde evlendiği, 02.03.1997 ve 09.04.2011 tarihlerinde doğum yaptığı, davacı vekili tarafından davacının evlilik izinleri ile doğum izinlerinin kullanıldığının beyan edildiği, davacı tarafından çalışmayı gösterir yazılı belge ibraz edilemediği (ibraz edilen dekontlardaki işlem tarihlerinin dava konusu tarihler arasında olmadığı) anlaşıldığından davacının kesintisiz çalışma iddiasını şüpheden uzak delillerle ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, BAM kararı doğrultusunda tanıkların dinlendiğini, bir çok tanığın davacının davalının iş yerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığını doğruladığını, davanın yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çalışma olgusunun her tür delil ile ispat edilebileceği, yazılı belge olmayan süreler için tanık beyanlarına başvurulabileceği Yargıtay uygulaması ile de kabul edildiğini, yargılama sırasında dinlenilen tanık ...'nun davacının davalıya ait bakkal işyerinde çalıştığını, yine komşu işyeri tanıklarının davacının davalıya ait işyerinde ayakkabı işyerinde dava konusu dönemde çalıştığının beyan ettiklerini, davacının ... ya bildirilen çalışma sürelerinin dışlanarak talep edilen dönemde çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9103, K. 2023/12481, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9103-e-2023-12481-k-d3a64b799787