Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2806 E. 2026/4019 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2806
Karar No
2026/4019
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/154 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/510 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına ilişkin kararlar yönelik sanıklar müdafii tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2016/154 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 18.03.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.03.2026 tarihli ve 2024/3267 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/43771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/43771 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde daha önce aralarında husumet bulunan müşteki ...'nin yolunu kesmek suretiyle kendi arabalarına binmeye zorladıkları, müştekinin direnmesi üzerine müştekiyi keserle, bıçakla ve yumruk atmak suretiyle darp ettikleri olay nedeniyle başlatılan soruşturma evresi sonunda, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanıklar hakkında her iki suçtan mahkûmiyet kararı verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Dairesinin 03.10.2023 tarihli ve 2020/10083 esas, 2023/7010 sayılı ilâmı ile, sanıkların eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçuna vücut verdiği, kasten yaralama eyleminin ise bu suçun cebir ve şiddet unsuru içerisinde kaldığından ayrıca bu suçtan mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gerekçesiyle kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğu anlaşılmakla, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarihli ve 2021/12185 esas, 2023/319 karar sayılı ilâmında yer alan '... hükümlünün gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturması nedeniyle hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, olay günü sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde müştekiyi aracından zorla indirmek istedikleri ve müştekiyi darp ettikleri olayda; sanıkların mahkûmiyetlerine konu 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama suçlarının anılan Kanun'un 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'cebir' unsurunu oluşturduğu ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca kasten yaralama suçlarından ayrıca hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasında; Mahkemece, sanıkların, hürriyetinden yoksun kılmaya çalıştıkları mağdurun kendilerine direnmesi üzerine, onu araçtan indirerek keserle, bıçakla ve yumruk atmak suretiyle yaralamaları nedeniyle sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik itiraz üzerine merci tarafından itirazın reddedildiği anlaşılmış ise de; mağdura yönelik gerçekleştirilen kasten yaralama eyleminin, cebirle gerçekleştirilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir ve şiddet unsuru içerisinde kaldığı ve ayrıca bu suçtan hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2016/154 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/2806, K. 2026/4019, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-2806-e-2026-4019-k-95457d5595fa