Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2791 E. 2026/4033 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2791
- Karar No
- 2026/4033
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/930 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2025 tarihli ve 2024/453 Esas ve 2025/235 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 311. maddesi uyarınca reddine ilişkin ek karara itirazın merci İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2025 tarihli ve 2025/930 Değişik İş sayılı kararı ile reddine ilişkin kararın kesin olmakla 02.12.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.04.2026 tarihli ve 2026/6065 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/55577 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/55577 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, taraflar arasında otoparktan kaynaklı anlaşmazlık bulunduğu, sanığın olay tarihinde (05.12.2023) yaşanan tartışma sonrası ele geçirilemeyen silahtan sayılan cisimle katılan ... ...'ı yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaraladığından bahisle sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de; Sanık müdafii tarafından sunulan yargılamanın yenilenmesi dilekçesi ve eki belgelerde özetle, yargılamanın sona ermesinden sonra 25.08.2025 tarihinde dosyaya yazılı beyanda bulunan ... ... ... ve ... ... isimli yeni tanıkların son derece net şekilde sanığın elinde herhangi bir yabancı cisim olmadığını, ayrıca hedefinin müşteki değil o sırada kavgaya tutuştuğu ... ... olduğunu, müştekiye gelen yumruk darbesinin sapma yoluyla gerçekleştiğini belirtmeleri hususu nazara alınarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan 'Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa' şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı 311. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasının (e) bendi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: (e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa,..." şeklinde düzenlenmekle, mezkûr maddenin (e) bendi yönünden yeni olay ve delil mahkemeye bildirilmemiş veya bildirilememiş bu nedenle hükümde nazara alınamamış önemli derecede bulunmalıdır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasında; hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesinden sonra hükümlüler müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi istemi bir kısım tanıkların beyanının alınması gerektiği ve olayda silahtan sayılan cisim kullanılmadığı ve asıl yaralanmak istenen kişinin katılan değil ... ... isimli şahıs olduğuna ilişkindir. Mahkemece hükümlü müdafiinin talebi 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiş, bu karara yapılan itiraz da merci tarafından yerinde görülmemiştir.
4. Hükümlünün babası tanık ... ...'in ikamet ettikleri apartmanın yöneticiliğini yaptığı, aynı yerde oturan katılanın aracını nizami şekilde park etmemesi nedeniyle tartışmasının olduğu, olay günü de binanın otoparkında yine park meselesinden katılan ile hükümlünün babası tartışmakta iken hükümlünün geldiği ve katılanın yüzüne tam olarak niteliği belirlenemeyen bir cisimle vurduğu, hükümlünün aşamalarda suçlamayı elinde cisim olmadığını ve katılanı hedef almadığını bildirerek tevil yollu kabul ettiği, soruşturma aşamasında da dinlenen tanık ... ...'in hükümlünün elinde bir cisim bulunmadığını bildirdiği, katılanın olay tarihli adlî muayene raporunda "frontal bölgede sağ kaş üzerinden başlayıp yukarıya doğru uzanan 8-10 cm düzgün kenarlı cilt cilt altını kaplayan kesici delici alet yaralanması mevcut" şeklindeki yaralanma bulgularının tespit edilip yaralanmasının katılanın yüzünde sabit ize neden olduğunun düzenlenen adlî raporla tespit edildiği, nihayetinde Mahkemece hükümlünün eylemi sabit kabul edilerek hakkında ceza belirlendiği, hükümlü müdafiinin bildirdiği delillerin sübut ve yaralanmanın niteliği yönünden hükümlünün beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen delillerin Mahkemece ve bu kararı denetleyen mercice, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemesinde isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.