Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2766 E. 2026/4025 K. – Olası Kastla

Konu: Olası Kastla Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2766
Karar No
2026/4025
Karar Tarihi
Konu
Olası Kastla Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/529 K. SUÇ : Olası kastla yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2023/146 Esas, 2023/529 Karar sayılı kararı ile hükümlüler hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 21/2, 29, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince ayrı ayrı 4 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlerin, itiraz edilmeksizin 20.04.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.03.2026 tarihli ve 2024/30931 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/46283 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/46283 sayılı kanun yararına bozma isteminin; hesaplama hatası yapılarak hükümlüler hakkında fazla ceza belirlenmesinde isabet görülmediği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlülerin, yargılama konusu eylemlerini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; Mahkemece, hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 86/3-e maddesi uyarınca artırım uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bu hâli ile hükümlülerin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlüler ile şikâyetçi arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/2766, K. 2026/4025, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-2766-e-2026-4025-k-130f4c028b7a